4. Ceza Dairesi 2023/13141 E. , 2023/24026 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1265 Değişik iş
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
KARAR : İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Birecik Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19.09.2022 tarihli ve 2022/1180 soruşturma, 2022/1028 Esas, 2022/974 Karar sayılı iddianamenin iadesine dair Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/322 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2022/1265 Değişik iş sayılı kararının bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 gün ve 2023/63669 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2022 tarihli kararı ile şüphelinin hakaret içerikli paylaşımlarda bulunduğu ihbarı üzerine bahse konu hesabın incelenmesi sonucunda düzenlenen raporda hesabın şüpheli tarafından kullanıldığının belirtildiği, ancak şüphelinin savunmasının usulüne uygun davetiye tebliği ile davet edilip savunması alınmadan hakkında yakalama kararı çıkarıldığı, şüphelinin savunması alınmadan cezalandırılması amacıyla iddianame düzenlendiği, söz konusu rapor içeriğinde bulunan görüntülerin kendisine ait olup olmadığı hususunun sorulmadığı ve teşhis işlemi yapılmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamında bulunan, kolluk tarafından düzenlenen açık kaynak araştırmasında hakaret içerikli yorumları yapan kişinin şüpheli olduğunun belirlendiği, çıkarılan yakalama emrine rağmen şüphelinin halen yakalanmadığı ve yapılan araştırmada Suriye ülkesinde olduğunun tahmin edildiğinin anlaşılması karşısında, mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama itibariyle şüphelinin savunmasının alınması beklenilmeden iddianame düzenlenebileceği cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) birinci maddesinde, kanun koyucu, kanunun kapsamını; ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenlemek şeklinde belirtmiştir. Ceza yargılaması içerisinde iddia faaliyetini yürüten savcılık makamını ülkemizde Cumhuriyet Başsavcılıkları temsil etmektedir. Cumhuriyet savcısının soruşturma aşamasındaki bazı görev ve yetkileri de 5271 sayılı Kanun'un 160 vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yürüttüğü soruşturmadan bir sonuç çıkartmak görevi olan savcı, 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler” şeklindeki düzenlemeden Cumhuriyet savcısının yaptığı soruşturma neticesinde çıkardığı sonuçlardan birinin iddianame düzenlemek olduğu anlaşılmaktadır.
5271 sayılı Kanun'un tanımlar başlıklı ikinci maddesinden; soruşturma aşamasının, Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, kovuşturma aşamasının ise iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi kapsadığı anlaşılmaktadır. O halde iddianamenin düzenlenip mahkemeye verilmesinden mahkemece iddianamenin kabulüne kadar geçen süre de soruşturma aşaması içerisinde kabul edilmelidir.
5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde iddianamenin iadesi müessesesi düzenlenmiştir. Bu kurumla, kamu davasının açılmasından evvel kanuni şartları taşımayan, yeterli bilgileri içermeyen ve hatalı düzenlenen iddianamelerin bir nevi süzgeçten geçirilip filtrelenerek yargının faaliyetinin hızlandırılması, makul sürede yargılamanın gerçekleştirilmesi, gereksiz davaların önüne geçilmesi, lekelenmeme hakkının korunması amaçlanmaktadır.
5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise açıkça; suçun hukuki nitelendirmesi nedeniyle iddianamenin iade edilemeyeceği belirtilemektedir. Ceza muhakemesinde yaptığı soruşturmadan sonuç çıkarma görevi olan Cumhuriyet savcısının, sonuç çıkarma aşamasında suçun hukuki niteliğini takdir etme hakkı da bulunmaktadır. Buna göre yapılan soruşturma sonucunda, tipik fiilin, Kanun’un hangi maddesindeki suçu oluşturduğunu Cumhuriyet savcısı gösterecek, ancak hakim, bu gösterim ile bağlı olmayacaktır. Hakim, hükmünü, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verecektir. Hakimin, Cumhuriyet savcısının yaptığı nitelendirme ile bağlı olmadığı için iddianameyi bu yönde de iade edemeyeceği 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde iddianamenin iadesi sebepleri sınırlı sayıda gösterilmiştir. Bu sebepler dışında iddianamenin iade edilmesi ceza adalet sistemimizde kabul edilmemiştir. Aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin de iade edileceği kuralı getirilmiştir. Bu düzenlemeden hareket ederek şüpheli ifadesinin suçun sübutuna etki edecek mutlak bir delil olup olmadığı ve bu eksikliğin anılan bu madde kapsamında iade nedeni olup olmadığı hem uygulamada hem de doktrinde tartışma konusudur. Toplanması gereken mevcut bir kanıt, delil yasaklarıyla sınırlı, hukukun izin verdiği sınır içerisinde, fiilen ele geçirilmesi de mümkün olan delil manasındadır. Cumhuriyet savcısının tüm çabalarına rağmen toplanamayan delilden dolayı iade de mümkün olmayacaktır.
İnceleme konusu somut olayda; şüpheli ... hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçu nedeniyle yürütülen soruşturmada şüphelinin yurt dışında olabileceğine dair araştırma tutanağı düzenlendiği ve şüpheliye ulaşılamaması nedeni ile ifadesinin alınamadığının anlaşıldığı, soruşturma savcısının mevcut bilgilere göre şüphelinin ifadesinin alınması amacı ile yakalama kararı verilmesini teminen Sulh Ceza Hakimliğine başvurduğu ve bu başvuru neticesinde, Birecik Sulh Ceza Hakimliğince, şüpheli hakkında 06.04.2022 tarihinde ifade alınmasına yönelik yakalama kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma dosyası içerisinde şüpheli ifadesinin temini için gerekli araştırma ve soruşturma faaliyetlerine başvurmasına rağmen şüpheli ifadesinin temin edilemediği, Sulh Ceza Hakimliğinden bu konuda yakalama kararı aldığı ve bu kararın infazının da makul bir süre beklendiği buna rağmen şüphelinin yakalanamadığından dolayı ifadesinin alınamadığı, bu nedenle iddianamenin iadesi kararının ve bu karara yapılan itirazın reddi kararının hukuka uygun olmadığı görülerek tebliğnamedeki talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Birecik 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.10.2022 tarihli ve 2022/1265 Değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendine göre, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!