4. Ceza Dairesi 2023/13128 E. , 2023/21765 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/315 E., 2015/829 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteğinin; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların evli oldukları, şikâyetçi şüpheli ...'nın cezaevinde bulunduğu, şikâyetçi şüpheli eşinin 04.03.2013 ve 27.05.2013 tarihlerinde cezaevine giderek şikâyetçi şüpheli ...'yı ziyaret ettiği, görüşme kayıtlarının ceza infaz kurumundan temin edildiği ve bu kayıtların tercüman vasıtası ile dökümünün yapıldığı, birbirlerine yönelik karşılıklı tehdit ve hakaret içerikli sözler söyledikleri iddiasıyla açılan davada sanığın atılı hakaret suçunu işlediği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafinin Temyiz Nedenleri Yönünden
Katılan beyanı, CD kaydı, bilirkişi raporları ile sanığın atılı suçu işlediği, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Takibi şikâyete bağlı olan hakaret suçuna ilişkin olarak hükümden sonra 15.12.2015 tarihli dilekçe ile mağdurun şikâyetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mağdurun şikâyetten vazgeçmesini kabul edip etmediği sanıktan sorularak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanığın hakaret eylemi uzlaşma kapsamında olup, soruşturma aşamasında uzlaşma teklifi yapılmış ise de, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçuyla birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi dikkate alındığında soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması ve yapılan yargılama neticesinde sanığın tehdit suçundan beraatine karar verilmesi karşısında, hakaret suçunun, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan "…….. suçun işleniş biçimi ve özellikleri ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak………" gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak en üst sınırdan ceza tayini,
4. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 ncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasanın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasanın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!