WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2023/12919 E.  ,  2023/24357 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/107 E., 2022/303 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 4 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Sakarya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2022 tarihli ve 2021/107 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2023 gün ve 2023/61628 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında katılan sanık ... ve katılan ...'e yönelik "Analarını sinkaf edeceğim" sözleri nedeniyle hakaret suçundan açılan kamu davasında, sanığın tek bir fiille birden fazla kişiye karşı hakaret suçunu işlediği sabit görülerek tayin edilen hapis cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılmış ise de,
Katılan sanık ...'ın 14.11.2019 tarihli kolluk beyanında, sanığın katılan ...'e yönelik olarak "Ananı sinkaf ederim" şeklinde hakaret ettiğini beyan ettiği, kendisine hakaret edildiğine dair bir anlatımının bulunmadığı ve ifadesinin sonunda sanığın kendisini yaraladığından bahisle şikayetçi olduğunu beyan ettiği, hakaret suçu yönünden şikâyetçi olduğuna dair bir ifadesinin de bulunmadığı, mahkemede ise 24.09.2021 tarihli beyanında, kendisine de hakaret edildiğinden bahisle sanıktan şikâyetçi olduğunu belirttiği ancak; 5237 sayılı Kanun'un 73/1-2. madde ve fıkraları uyarınca fiilin ve failin öğrenildiği gün olan suç tarihinden (12.11.2019) itibaren 6 ay geçtikten sonra şikâyetçi olunduğu gözetilmeden, sanık hakkında hakaret suçundan aynı Kanun'un 43/2 delaletiyle 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinde,
"(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar." hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 131 inci maddesinde ise;
"(1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.
" denilmek suretiyle, hakaret suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturma koşuluna işaret edilmiştir.
İncelenen dosyada; sanık ...'a isnad edilen hakaret suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardandır. Dolayısıyla bu suçtan kamu davası açılabilmesi için yetkili kişinin altı aylık şikayet süresi içerisinde merciine şikayette bulunması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın tek bir fiil ile katılanlar M.E. ve ...'a yönelik olarak hakaret suçunu işlediği kabul edilerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılmış ise de; katılan ...'ın soruşturma aşamasında 14.11.2019 ve 10.04.2020 tarihli beyanlarında sanık tarafından darp edildiğini belirterek kasten yaralama suçundan şikayetçi olması; sanığın kendisine yönelik hakaret ettiğine dair anlatımının olmaması ve hakaret suçu yönünden şikayetinin bulunmaması, katılanın suç tarihinden itibaren 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra 24.09.2021 tarihli sanıktan şikayetçi olması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; mahkeme uygulaması da gözetilerek;

"Sanığın hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası gereği 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın hakaret eylemini alenen işlemesi nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca (1/6) oranında artırım uygulanarak 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanarak 3 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına,"
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.