4. Ceza Dairesi 2023/12116 E. , 2023/21789 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/117 E., 2023/298 K.
SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade
Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı,
Yerel Mahkemece kurulan 24.03.2015 tarihli mahkumiyet hükmünün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.11.2020 tarihli ilamıyla basit yargılama usulünün uygulanması yönünde bozma kararı verildiği, bozma sonrası yargılamada bu usul uygulanarak beraat hükmü kurulduğu, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca basit yargılama usulü kapsamında verilen karara karşı, anılan Kanun'un 252 nci maddesinin ilk fıkrasına göre yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu gerekçesiyle Dairemizin 26.12.2022 tarihli kararıyla dosya mahalline iade edildiği, bu karar sonrasında her ne kadar hükmün bozulduğundan bahisle Yerel Mahkemece duruşma açılıp karar verilmiş ise de, tensip tutanağından da anlaşılacağı üzere 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca genel hükümlere göre yargılama yapılarak beraat hükmü kurulması nedeniyle anılan kararın temyiz yoluna tabi olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 24.03.2015 tarihli ve 2014/319 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararı ile sanığın çevrenin kasten kirletilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin ilk fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.11.2020 tarihli ilamıyla basit yargılama usulünün uygulanması yönünde bozma kararı verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda basit yargılama usulü de uygulanarak sanığın beraatine hükmedilmiştir.
3. Anılan karara karşı kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 26.12.2022 tarihli ilamıyla 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca basit yargılama usulü kapsamında verilen karara karşı, anılan Kanun'un 252 nci maddesinin ilk fıkrasına göre yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu gerekçesiyle dosya mahalline iade edilmiştir.
4. İade kararımız sonrasında Yerel Mahkemece hükmün bozulduğundan bahisle duruşma açılmış; ancak 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca genel hükümlere göre yargılama yapılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Jandarma görevlilerince tutulan 28.03.2012 tarihli tutanak uyarınca ... Köyünde bulunan ... Su Fabrikasınca su şişelerinin dezenfekte edilmesinde kullanılan kimyasal maddelerin fabrika dışına açıktan akıtıldığı, fabrikanın foseptik çukurundan çıkan borunun ... Deresine yönlendirildiği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü mühendislerince olay yerinde yapılan denetimde, fabrikaya ait foseptiğin alt kapağının olmadığı, damacanaların dezenfektasyonunda kullanılan kimyasalların çevreye zararlı özelliklerinin bulunduğu, foseptiğin vidanjörle çektirildiğine dair herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, atık suların mazgallar aracılığıyla yol kenarında bulunan kanala verildiği, bu nedenle fabrika sorumlu müdürü olan sanığın yüklenen suçu işlediği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında bozma öncesi mahkumiyet hükmünün kurulduğu 24.03.2015 tarihine göre, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!