4. Ceza Dairesi 2023/12064 E. , 2023/21796 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/100 E., 2021/809 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
KARARLAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sair tehdit ve sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçlarından sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendi yollaması ile 125 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 500,00 ve 1.500,00 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2019/100 Esas, 2021/809 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 gün ve 2023/53945 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın kendi kullanımındaki ... numaralı hattının şikâyetçinin kullanımında olan ... nolu telefon numarasına 08.03.2018 tarihinde "Bak yol yakınken dön, bu dünya üçümüze dar, beni oraya getirme, şerefsizlik yapma." şeklinde mesajlar çektiği somut olay nedeniyle sanık hakkında sair tehdit ve sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2 ve 125/2 yollaması ile 125/1 inci maddesinde düzenlenen yargılama konusu suçların, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olması karşısında, şikâyetçinin 08.07.2020 tarihli 2 nci celsede şikâyetçi olmadığını beyan etmesi de gözetilerek, şikâyetten vazgeçme nedeniyle anılan Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8 inci maddeleri gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 131 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
İncelenen somut olayda; mağdurun 08.07.2020 tarihli oturumda şikâyetten vazgeçtiği, sanığa ise şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2020 tarih ve 2018/18-589 Esas, 2020/421 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatine, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de yargılama sonucu sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği dolayısıyla beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Bu nedenle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2019/100 Esas, 2021/809 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Karardaki hukuka aykırılık 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine göre, HÜKÜMLERİN Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!