4. Ceza Dairesi 2023/1043 E. , 2023/21989 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/63 E., 2020/371 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Av. ...'ün sanık müdafii olarak görev yaptığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu, sanık ve müdafinin yokluğunda verilen hükümlerin sanık müdafii yerine sanığa tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu ve sanık müdafiinin kararı haricen öğrenmesi üzerine 21.01.2021 tarihli dilekçe ile süre tutum talebinde bulunduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2008 tarihli, 2008/262 Esas, 2008/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
c. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20.12.2012 tarihli, 2011/19621 Esas, 2012/31274 Karar sayılı kararı ile ''1- Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birden fazla polis memuruna karşı tek bir eylemle gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemleri nedeniyle, TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca cezası artırılmaması, 2-Sabıkasız olan sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçları nedeniyle mağdurun giderilmesi gereken herhangi bir maddi zararının bulunmaması karşısında, “zararın karşılanmadığı” biçimindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı olduğu'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarihli, 2013/60 Esas, 2013/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4. Yerel Mahkemece sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümler, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle yukarıdaki fıkralarda belirtildiği şekilde aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, duruşmalı inceleme yapılmasına, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiğine, müdafiye tebligat yapılmadığına, kararın usul ve Yasa'ya aykırı olup bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın 216 promil alkollü halde aracıyla seyir halindeyken park halinde bulunan A. G. Ö. isimli şahsa ait araca çarparak hasar verdiği, görevli polis memuru şikâyetçilerin olay yerine intikal ettikleri, sanığın şikâyetçilere hitaben “Bir ay önce de anamızı sinkaf ettin." diyerek sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, akabinde şikâyetçi H. O. T'ye vurarak gömleğini yırttığı, sanığa kelepçe takmak istedikleri sırada zorluk çıkarması üzerine şikâyetçi M. K. ile birlikte yere düştükleri, ekip otosuna bindirmeye çalıştıkları sırada da şikâyetçilere vurmaya ve küfürler etmeye devam ettiği, ekip otosuna bindirildiğinde tekme atarak otonun sağ camını kırdığı, bu esnada şikâyetçi M. K.'nin de kırılan cam nedeniyle elinin kesildiği, bu suretle sanığın görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve trafik güvenliğine tehlikeye sokma suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, hakaret suçundan aynı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan aynı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı, bu kapsamda önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!