4. Ceza Dairesi 2022/3287 E. , 2024/8709 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/670 E., 2016/314 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yerel Mahkemece kurulan asıl hüküm ve sonrasında verilen ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi ve 315 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği temyiz edilebilir oldukları, kararlar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin asıl hüküm ve ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu tespit edilmekle yapılan ön inceleme neticesinde, ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve yokluğunda hüküm kurulan sanığa yapılan tebligat sırasında, 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde, bu usule uyulmadan yapılan 20.05.2016 tarihli tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle sanığın asıl hükme yönelik 30.05.2016 tarihli temyiz başvurusu niteliğindeki isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince yasal süresinde olduğu, yine temyiz talebinin süre yönünden kabule şayan olmadığı gerekçesiyle verilen 03.06.2016 tarihli ek kararın da 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak tebliğ edilmesi nedeniyle sanığın daha sonra verdiği tüm dilekçelerin ek karara yönelik temyiz niteliğinde oldukları kabul edilmekle ve ek kararın kaldırılması suretiyle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, karar usule aykırı şekilde 20.05.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, sanığın 30.05.2016 tarihli temyiz isteğinin süre yönünden reddine dair verilen 03.06.2016 tarihli ek karar da usulsüz tebliğ edilerek asıl hüküm kesinleştirilmiş, sanığın son olarak verdiği 31.08.2021 tarihli dilekçesi üzerine dosya Yargıtaya gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın asıl ve ek kararlara yönelik temyiz isteği, kararın yokluğunda verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, tarafına avukat tayin edilmediğine ve bu nedenlerle kararın kaldırılması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımını son kesen işlem olan mahkumiyet hükmünün kurulduğu 21.04.2016 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme asıl ve ek kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden asıl HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!