4. Ceza Dairesi 2022/17283 E. , 2023/20837 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/480 E., 2015/834 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükmün sanığın yüzüne karşı verildiği ancak kanun yolu bildiriminde "tebliğden itibaren" denilmek suretiyle yanıltma yapıldığı ve gerekçeli karar sanığa tebliğ edilmediğinden öğrenme üzerine yapılan temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, 10.03.2022 tarihli temyiz isteğinin reddine dair ek karar kaldırılarak gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanığın;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
karar verilmiştir.
3. Tebliğname temyiz isteğinin reddine dair ek kararın onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; 7188 sayılı Yasa gereği kararı temyiz etmek istediğine ve akıl hastası olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde kapalı ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığın kapalı görüş esnasında kendisine ilaç yazılmaması nedeniyle cezaevi hekimi, infaz koruma memuru ve başmemur olan katılanların gıyablarında hakaret ve tehdit içeren sözler söylediği, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık suçlamaları kısmen kabul etmiştir.
3. Katılan anlatımları iddiayı doğrular niteliktedir.
4. 24.03.2015 tarihli ziyaret görüşme metni iddiaları doğrular niteliktedir.
5. 07.04.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Hükmün sanığın yüzüne karşı verildiği ancak kanun yolu bildiriminde "tebliğden itibaren" denilmek suretiyle yanıltma yapıldığı, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmediği ve öğrenme üzerine yapılan temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldığından Tebliğname'deki görüşe, iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanık savunması, katılan beyanları, 24.03.2015 tarihli ziyaret görüşme metni karşısında suçun sübutuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, 07.04.2023 tarihli Adli Tıp Raporu karşısında, sanığın cezai sorumluluğunun olmadığına ilişkin temyiz istemi ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!