4. Ceza Dairesi 2022/16951 E. , 2023/18129 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun'un) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 05.07.2013 tarihli ve 2012/616 Esas, 2013/525 Karar sayılı kararının 31.07.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 09.05.2018 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün aynen açıklanmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/59 Esas, 2019/598 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2022 gün ve 2022/130883 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“... Sulh Ceza Mahkemesinin 05.07.2013 tarihli ve 2012/616 Esas, 2013/525 Karar sayılı kararı ile sanığın hakaret ve tehdit suçlarından mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231/5 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 09.05.2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve sanığın hakaret ve tehdit suçlarından mahkûmiyetine ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/59 Esas, 2019/598 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 14.02.2020 tarihli ve 2019/402 Esas, 2020/170 Karar sayılı kararı ile yalnızca tehdit suçu yönünden anılan kararın bozulmasına karar verilmesine rağmen, bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonunda, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2020 tarihli ve 2020/210 Esas, 2020/491 Karar sayılı kararı ile hakaret suçundan tekrardan mahkûmiyet hükmü verilmiş ise de benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 26.02.2018 tarihli ve 2018/1365 Esas, 2018/1273 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra aynı eylem ve suç nedeniyle sehven kurulan ikinci hükmün, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olması nedeniyle infaz kabiliyetinin bulunmadığı cihetle, hakaret suçu yönünden verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2020 tarihli ve 2020/210 Esas, 2020/491 Karar sayılı kararının sehven verildiği ve hukuken varlık kazanmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Kanun’un 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde isabet görülmemiştir..
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu olayda, sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/59 Esas, 2019/598 Karar sayılı kararıyla hükümlerin açıklandığı, bu kararın sanık tarafından istinaf edildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.11.2019 tarihli ek kararı ile hakaret suçu yönünden başvururunun reddedildiği ve tehdit suçu yönünden dosyanın istinafa gönderildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin 14.02.2020 tarih 2019/402 Esas 2020/170 Karar sayılı kararıyle tehdit suçundan kurulan hükmün gerekçesiz verildiğinden bahisle bozulduğu, bozma sonrası mahkemece hakaret suçundan verilen hükmün kesin nitelikte olması nedeni ile 24.09.2019 tarihinde kesinleştiği halde; ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.10.2020 tarihli ve 2020/210 Esas, 2020/491 Karar sayılı kararıyla hakaret suçundan yeniden kurulan hüküm yok hükmünde olduğu anlaşılmakla; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/59 Esas, 2019/598 Karar sayılı kararına ilişkin yapılan incelemede;
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği üzere, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılması gerekmektedir.
5271 sayılı Kanun'un “Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230 uncu maddesinde; (1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a)İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b)Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c)Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, 5237 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanun'un 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d)Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun’un 289 uncu maddesinin (g) fıkrasında da hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi, hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayılmıştır.
İnceleme konusu dosyada; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak sadece hükmün açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle gerekçesiz hüküm kurulmuştur.
Bu çerçevede Mahkemece yazılan gerekçenin 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesindeki unsurları içermemesi ve bu durumun aynı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre hukuka kesin aykırılık halini oluşturması karşısında, kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/59 Esas, 2019/598 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3-Aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!