4. Ceza Dairesi 2022/16710 E. , 2023/21724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/604 E., 2021/150 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup katılan vekilinin yüzüne karşı verilen hükümde başvurulacak kanun yolunun yanıltıcı olacak biçimde temyiz yerine istinaf olarak gösterilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme karşısında katılan vekilinin temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli 2015/372 Esas, 2015/628 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/4840 Esas, 2020/9239 Karar sayılı ilâmıyla, "...7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2021 tarihli 2020/604 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının 3194 sayılı Kanun'un geçici 16 ncı maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; yapı kayıt belgesinin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın karar verildiğine, sadece belgenin alınmasının düşme kararı verilmesi hususunda yeterli olmadığına, kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın ruhsatsız olarak yapı yaptığı iddiasıyla kamu davasının açıldığı; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yapı kayıt belgesi alındığından açılan kamu davasının 3194 sayılı Kanun'un geçici 16 ncı maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşürülmesine karar verildiği belirlenmiştir.
2.Sanık savunması tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 28.01.2021 tarihli yazısı ve ekleri dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Sanık savunması, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 28.01.2021 tarihli yazısı ve ekleri, tüm dosya kapsamı karşısında, sanık hakkında düşme kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının “DÜŞMESİNE” yerine “DÜŞÜRÜLMESİNE” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiş, hükümde bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “DÜŞÜRÜLMESİNE" ibaresinin çıkarılarak yerine “DÜŞMESİNE” ibaresinin eklenmesi suretiyle, HÜKMÜN, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!