4. Ceza Dairesi 2022/16408 E. , 2024/7806 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/288 E., 2022/696 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2. Bozma üzerine, incelemeye konu Mahkemenin kararı ile bozma ilamına uyularak sanıklar hakkında suç tarihi itibarıyla 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davalarının ayrı ayrı düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin; düşme kararının usûl ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında tamamı kaçak 2.80 x 6,80 metre kare ebatında betonarme bina yaptırmak suretiyle sığınak alanını kendi dairelerine kattıkları iddiasıyla imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği atılı suçun sekiz yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, dosyada zaman aşımı süresini kesen en son işlemin 16.07.2014 tarihli sanıkların savunmaları olduğu, bu tarihten sonra dava zamanaşımı süresini durduran veya kesen herhangi bir işlem olmadığı, dava zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından düşme kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıkların yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 16.07.2014 ve 29.04.2014 tarihli savunmaları olduğu ve hükümlerin verildiği tarihte zamanaşımı gerçekleştiği belirlendiğinden Yerel Mahkemece verilen düşme kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!