WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2022/15711 E.  ,  2023/18246 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/498 Esas ve 2016/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'un (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkeme kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 28.05.2021 tarihli ve 2021/18915 Esas, 16364 Karar sayılı ilamı ile; "1-TCK'nın 184/1 inci maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ve yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup İmar Kanunu'nun 5inci maddesinde de bina kavramının "Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır.
Somut olayda sanığın inşaatı temelinden yapmadığına dair savunması araştırılarak, sanığın eylemlerinin İmar Kanunu'nun 5 inci maddesi kapsamında bina vasfında olup olmadığı, eylemlerin binanın statiğini bozup bozmadığı ve yeni alan kazandırıp kazandırmadığı konularında teknik ve bilimsel verilere dayalı rapor alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Sanığın savunması ve dosya kapsamına göre; sanık hakkında aynı bina ile ilgili olarak ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/330 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı ve verilen mahkûmiyet kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, derdest ise her iki dava birleştirilerek, birleştirme olanağının bulunmaması durumunda ise getirtilip incelenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Kabule göre de;
Hükümden sonra 18.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/470 Esas, 2021/707 Karar sayılı kararı ile, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/280 Esas ve 2022/186 Karar sayılı dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.
5. Her iki dosyanın birleşmesinden önce, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 gün, 2014/330 Esas ve 2015/560 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulup Dairemizin 03.03.2021 gün, 2020/14010 Easas ve 2021/7415 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş ve sonuç olarak temyiz incelemesine konu, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 gün, 2021/280 Esas ve 2022/186 Karar sayılı kararı ile, davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine, birleşen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 gün, 2021/470 Esas, 2021/707 Karar sayılı davanın ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizinin, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, Yerel Mahkeme tarafından yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğine ve resen tespit edilecek sebeplerle bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın yapmış olduğu inşaat ile ilgili olarak bir kısım aykırılıklar tespit edilmiş ise de; sanığın suça konu aykırılıkların bulunduğu inşaat ile ilgili yapı kayıt belgesi aldığı ve ayrıca üzerine atılı suç ile ilgili olarak, aynı eyleme ilişkin yeniden iddianame düzenlenerek ... Asliye Ceza Mahkemesine de dava açıldığı kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan vekilince ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde, suça konu imara aykırı yapıya ilişkin olarak, imara aykırılığı kapsayacak şekilde yapı kayıt belgesinin alındığı, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden gönderilen cevap yazısı ve ekindeki yapı kayıt belgesinden anlaşılmakla ve düşme kararının yasal dayanağı olan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; kişinin ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılan kamu davasının düşeceğinin düzenlenmesi ile sanık hakkında açılan kamu davalarının imara aykırı aynı yapıya ait olduğunun anlaşılması karşısında; katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonucuna uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.