4. Ceza Dairesi 2022/15648 E. , 2023/18577 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 13.10.2015 tarihli ve 2013/86 Esas, 2015/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 265 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan kamu davaları kapsamında, sanığın akıl hastalığının bulunması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması sonrasında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla, sanık hakkında aynı Kanun maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, hazır bulunan sanığa son sözü sorulmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın 27.02.2013 tarihinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/240 Esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla sorgusunun yapıldığı sırada aldığı alkolün de etkisiyle kişisel bilgilerini soran zabıt katibine tepki gösterip yüksek sesle konuştuğu, Mahkeme hakimi olan katılanın uyarıda bulunduğu ancak sanığın bağırarak konuşmaya devam ettiği, Mahkeme hakiminin disiplin hapsi vereceği konusunda ihtarda bulunduğu, sanığın bunun üzerine Mahkeme hakimine yönelik "Sen kimsin, sen adam mısın, sen beni burada nasıl yargılarsın, suçlu ben miyim karşı taraf mı?" diyerek ve devamında "Sen kaç paralık adamsın, rüşvet mi aldın, kaç paraya satıldın, beni burada kimse yargılayamaz." şeklinde hakarette bulunduğu, bunun üzerine hakim tarafından sanığa 4 gün disiplin hapsi verilmesine dair karar verilmesi üzerine sanığın ''Sen adam mısın, beş paralık bile değilsin, şerefsiz, sen rüşvet almasaydın bu dosyaya bakmazdın, yiyorsa bana ceza ver.'' şeklinde hakaret ve tehdit eylemlerinde bulunduğu, sonrasında duruşma mübaşiri olan diğer katılanın sanığı duruşma salonunun dışarısına çıkarmak istediği ancak sanığın bu sefer mübaşire ''Senin adın ne, senin adını öğrendim, seninle görüşeceğiz, tekrar geleceğim, sana bunun hesabını soracağım.'' şeklinde tehditte bulunduğu, adliye polis noktasında görevli polis memuru olan diğer katılanın olaya müdahale etmek için duruşma salonuna geldiği ve sanığı salondan çıkarmak istediği ancak sanığın fiili olarak direnmesi üzerine polis memurunun kelepçe taktığı, bunun üzerine sanığın polis memuruna "Sen kimsin bana kelepçe takıyorsun, kelepçeyi çöz de göstereyim sana." diyerek tehditte bulunduğu, ayrıca duruşma salonundan çıkarıldığı sırada duruşma hakimine ''Şerefsiz, g.t hakim.'' şeklinde hakaret ettiği iddia edilmiş, toplanan delillere göre sanığın yüklenen suçları işlediği kabul edilmiş ancak akıl hastası olması nedeniyle cezai ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 265 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığın bozma öncesi yargılamada sorgusunun yapıldığı 27.10.2014 tarihine göre, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!