WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAIRESI

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2022/14649 E.  ,  2025/84 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/7 E., 2022/194 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece, bozma üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, beraat kararı verilmesi gerektiğine vesaire yöneliktir.
III. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuğun savunması, fotoğraf teşhis tutanakları, mağdur ve şikayetçi beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında "15.08.2011" olan suç tarihi "14.08.2011" olarak gösterilmiş ise de bu hususun mahallinde düzeltilebileceği belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 265. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenen "8 ay hapis" cezası üzerinden aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapılması sırasında "12 ay hapis" yerine "1 yıl hapis" cezası belirlenmiş ise de, sonuç ceza miktarı dikkate alındığında bu hususun sonuca etkili olmadığı,
Suça sürüklenen çocuğun, görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş,
1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesindeki cezayı aleyhe değiştirme yasağı cezanın tür ve miktarına dair olup bu kapsamda Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesine göre hüküm kurularak tüm artırım ve indirimler uygulanmak suretiyle cezanın şahsileştirilmesinden sonra bulunan sonuç ceza önceki hükümde verilen cezadan ağır ise infazın önceki hüküm üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiği, incelemeye konu hükümde Mahkemece neticeten 10 ay hapis cezasına hükmedildikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre belirlenecek olan adli para cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden hesaplanması gerekmesine karşın, belirlenen 10 ay hapis cezasının, cezayı aleyhe değiştirme yasağı gereği 8 ay hapis cezasına indirilmesinden sonra, 8 ay hapis cezası üzerinden adli para cezasına çevrilerek eksik ceza tayin edilmiş ise de;
Aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Mahkemece kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, cezayı aleyhe değiştirme yasağına ilişkin hüküm uygulanırken uygulama maddesinin “1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi” yerine "5275 Sayılı CMK'nun 307-son maddesi" olarak gösterilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından, "5275 Sayılı CMK'nun 307-son maddesi" ibaresi çıkartılıp yerine “1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2025 tarihinde karar verildi.