4. Ceza Dairesi 2022/13608 E. , 2024/9133 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1592 E., 2022/64 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesince sanığın, imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine ve bir yıl denetim süresine tabi tutulmasına,
2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluştuğuna, usul ve yasaya aykırı olan kararın açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle bozularak sanığın cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, sanığın, suça konu yapıda projeye aykırı imalatlar yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, iddianame anlatımında atıf yapılan 03.12.2012 tarihli tutanakta, suça konu yapıdaki projeye aykırı imalatlardan bahsedildiği, ancak sanığın belirtilen imalatların mimari projeye uygun olduğunu savunduğu, dosyanın incelenmesinde, suça konu yapı iskan halinde olduğundan yapı tatil zaptının düzenlenmediği, yapıya ilişkin onaylı mimari proje ortaya konulamadığından, 03.12.2012 tarihli tutanakta yapılan tespitlerin ruhsat eki ile onaylanmış elektrik ve betonarme projelerine dayandığının anlaşıldığı, hükme esas alınan 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, imara aykırıkların mimari proje yerine, elektrik projesine göre belirlendiğinin görüldüğü, ancak dosyada mevcut 09.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise, mimari proje yerine elektrik projesi üzerinden aykırıkların belirlenmesi mümkün görülse de projeler arasında uyuşmazlık olabileceği göz önünde bulundurularak kesin bir kanaate ulaşılamadığının belirtildiği, yapılan inceleme sonucunda, 03.12.2012 tarihli tutanakta yapılan tespitlerin mimari proje yerine, elektrik ve betonarme projesi esas alınarak yapıldığı, mimari projenin ortaya konulamadığı, her iki proje arasında uyuşmazlık olabileceği, bu itibarla 03.12.2012 tarihli tutanakta belirtilen imalatların mimari projeye aykırı olup imar kirliliğine neden olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillere ulaşılamadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV.GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesine dair Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!