4. Ceza Dairesi 2022/13002 E. , 2024/6796 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/2 E., 2016/367 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemelerinin, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması ve mahkumiyet hükmünün 15.04.2016 tarihinde kurulması karşısında, kararın temyiz yoluna tabi bulunduğu; ancak hükmün İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30.01.2020 tarih, 2020/144 Esas, 2020/215 Karar sayılı kararıyla esastan incelenerek bozulduğu, bozma üzerine Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2020 tarih, 2020/252 Esas, 2020/855 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında yeniden mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, anılan bozma ilamı ile bozma üzerine verilen kararın hukuki değerden yoksun oldukları, dolayısıyla Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin karar başlığında sayısı belirtilen 15.04.2016 tarihli karara yönelik olarak sanığın başvurusu incelendiğinde; Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı, 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları ile 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yokluğunda kurulan hükümde, ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunması sebebiyle temyiz dilekçesinin cezaevi idaresine başvuru aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi ve ceza infaz kurumunda bulunan sanığa yapılan tebligat sırasında, 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, kararın kendisine okunup anlatılması gerekirken bu usule uyulmadan yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle, öğrenme üzerine gerçekleştirilen ve temyiz istemi niteliğinde kabul edilen 17.06.2019 tarihli başvurunun 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince yasal süresinde olduğu tespit edilmekle yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin 15.04.2016 tarihli kararıyla sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş, karar, başka suçtan hükümlü olan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen usule uyulmadan tebliğ edilmiş, hükmün temyiz edilmediği gerekçesiyle kesinleştirme işlemi yapılmış, sanığın 17.06.2019 tarihli dilekçesi üzerine dosya istinaf incelemesine gönderilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince anılan karar bozulmuş, bozma üzerine Yerel Mahkemece yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuş, bu karara yönelik istinaf başvurusu ise 15.04.2016 tarihli kararın temyiz yoluna tabi olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmiş ve dosya temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 17.06.2019 tarihli dilekçesinde, ekte sunduğu raporlar ve mahkeme kararlarına göre cezai ehliyetinin bulunmadığını, bahsi geçen kararların bu dosya hakkında da uygulanmasını talep etmiş, anılan dilekçe temyiz dilekçesi mahiyetinde kabul edilmiştir.
III. GEREKÇE
Kararın ilk paragrafında açıklanan nedenle işin esasına geçilerek, 15.04.2016 tarihli hükmün incelenmesinde;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin ilk ve ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 15.04.2016 tarihi itibarıyla, dava zamanaşımını kesen ya da durduran bir neden olmadığı da gözetildiğinde, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!