4. Ceza Dairesi 2022/10485 E. , 2024/6064 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/157 E., 2022/100 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında yukarıda adı belirtilen Yerel Mahkemenin 10.03.2015 tarihli mahkumiyet kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine eksik inceleme nedeniyle Yargıtay 18. Ceza Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan bozma üzerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; tanık beyanına göre suça konu yerin aleni olduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği; tanık ... dinlenilmeden karar verildiği, suça konu yer aleni olduğundan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanma gerekçesinin, en üst sınırdan ceza verilmemesinin ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, hükmün bozulmasına gerektiğine yöneliktir.
3. Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, iddiaların doğru olmadığı, tanıkların beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, hükmün bu nedenlerle ve resen gözetilecek sair nedenlerle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, oğlunun oturduğu siteye misafir olarak geldiği, burada sokak hayvanlarının beslenmesi nedeniyle oluşan kirlilik konusunda katılanın oturduğu site sakinleri ile sohbet ettiği sırada sanığın katılana "Sen adam değilsin, ikili oynuyorsun, yalakasın, karı kılıklısın, allah belanı versin." diyerek hakarette bulunduğu, sanığın savunması, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında atılı suçu işlediğinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın savunması, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında; hakaret suçunu işlediği yönünde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmaması ve vekalet ücretine hükmedilmesi hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup O yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır hükmü yer almaktadır. Aleniyet hakaret eyleminin herkesin duyabileceği, görebileceği ve sayısı belli olmayan birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması anlamına gelmektedir. Aleniyet nedeniyle artırım yapılmasının amaçlarından biri mağdurun ... ve şöhretinin, fiili başkalarının duyması veya duymasına açık olması nedeniyle daha fazla zarar görmesi diğeri ise hukuka aykırılık teşkil eden fiilin bizatihi aleni olarak icra edilmesidir. Aleniyetin varlığı için, çok sayıda insanın hakareti öğrenmesinin olanaklı olması yeterlidir; söylenenlerin fiilen duyulması şart değildir.
Somut olayda, suça konu yerin site bahçesi olup dışarı ile teması kesecek şekilde bir tel ve duvar ile çevrili olmadığının anlaşılması karşısında; bu yerin aleni olduğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanık hakkında kurulan ilk hükmün aleyhe temyiz edilmemesine karşın ilk hükümdeki tekerrüre esas alınan ilamdan daha ağır cezaya ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!