WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/9812 E.  ,  2023/18237 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 233 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; emekli olan sanığın katılanla evliliğinin başlangıcından itibaren iyi bir eş ve baba olmaya çalıştığına, çevresinde böyle tanındığına, emekliliğinden sonra bile evine ve ailesine daha iyi şartlarla bakabilmek için başka illerde iş bularak çalışmaya devam ettiğine, bunun sebebinin ailesine ve çocuklarına bakma isteği yanında katılanın müsrifliği olduğuna, sanık savunmasının dikkate alınmadığına, katılanın 3 tanığının dinlendiğine ama sanığa tanık gösterme hakkı tanınmadığına, soruşturma kapsamının dar tutulduğuna, yeterli araştırmanın yapılmadığına, sanığın evi terk etmediğine eşi tarafından kovulduğuna, eve alınmadığına, kızına ve eşine oğlu aracılığıyla her ay para yardımı yaptığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50, 51, 62 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmamasının sakat ve batıl olduğuna, çünkü Mahkemenin yeterli araştırma yapmadığına katılanın sunduğu delillerle ve tanık beyanlarıyla yetindiğine, hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın 1983 yılından beri katılanla evli olduğu, bu evlilikten 3 çocuğunun bulunduğu ancak sanığın ailesine karşı aile hukukundan kaynaklanan maddi sorumluluklarını yerine getirmeyerek katılanı zor durumda bırakarak üzerine atılı suçu işlediği, eylem sonucunda sanığın kızının eğitim öğretim hayatının sekteye uğradığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3. Katılanın her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Tanıklar ..., ..., ...'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
5.Sanığa ait adlî sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın baldızı olup aralarında ikinci derece kayın hısımlığı bulunan tanık ...'nın tanıklıktan ve yeminden çekilme hakkı hatırlatılmadan dinlenilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 45 inci maddesine aykırı davranılması,
2.Dosya kapsamından olay hakkında bilgi sahibi olduğu anlaşılan sanık ile katılanın müşterek çocukları olan ... ve ... tanık sıfatıyla dinlenmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Kabule göre ise;
a.Sanık hakkında temel ceza belirlenirken gerekçede alt sınırdan ceza tayin edildiğine değinilmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yaptırım olarak, 1 yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğü ve aynı Kanun'un 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, temel cezanın 1 ay olarak belirlenmesi gerekirken, 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi,
b.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.