4. Ceza Dairesi 2021/9801 E. , 2023/18244 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suça konu yorumunun yargıcın ve yargının saygınlığını, tarafsızlığını, güvenilirliğini ve etkinliğini azaltan veya ortadan kaldıran ve eleştiri sınırlarını aşan hakaret niteliğinde sözler olduğuna, beraat kararının gerekçesi ile uygulama maddesinin uyumlu olmadığına, sanığın savunmasında hesabın kendisine ait olup olmadığı hususunda herhangi bir açıklamada bulunmadığı gibi bu hususun sanığa sorulmadığına ve araştırılmadığına, sanık her ne kadar yüzlerce ... isminin mevcut olduğunu savunsa da hakaret içerikli yorum yapılan ... hesabındaki profil resminin sanığa ait olduğuna, yorumunun bulunduğu internet çıktısı incelendiğinde katılanın ... hesabındaki paylaşımına yönelik kasten ve alenen yapılmış olduğunun anlaşılacağına, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğuna ve katılanı hem mesleği hem şahsi durumu açısından aşağılayan, küçük düşüren, onurunu, şeref ve saygınlığını rencide eden sözler olduğuna, sanığın eyleminin hukuka aykırı olup cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın 09.04.2014 tarihinde saat 17.30'dan itibaren ... Adliyesinde nöbetçi hakim olarak görev yaptığı sırada ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/120 sayılı dosyasında kamuoyunda telekulak çetesi olarak adlandırılan ve ... Emniyet Müdürlüğünde görev yapan polis memurlarının tutuklanmalarına karar verdiği, bu karar sonrasında katılanın olay tarihindeki başbakan hakkında yaptığı ve kendisine ait ... sayfasında paylaştığı yorumların ... Tv isimli internet sitesinde yayınlandığı, sanığın söz konusu haberle ilgili olarak " Medyatik yazan zattan ne beklersiniz, bu kişiye hakim denmez dört dörtlük amigo." şeklinde yorum yaptığı iddiası ile kamu davasının açıldığı; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, söz konusu hakaret niteliğindeki sözün sanık tarafından sarfedildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, dolayısıyla şüpheden sanık yararlanır genel prensibi gereği sabit olmayan atılı suçtan beraatine karar verildiği belirlenmiştir.
2.Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3.Katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4.... Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü sanal devriye açık kaynak tespiti formunda suça konu ... sayfasının herkese açık olan paylaşımları göz önünde bulundurularak yapılan çalışmalarda bahse konu kişinin sanık olabileceğinin değerlendirildiği bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık savunması, katılanın beyanları, oluş, tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın katılana yönelttiği sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Kararın gerekçe kısmında suça konu sözün sanık tarafından sarf edildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle sanığın beraatine karar verildiği belirtildiği halde kararın hüküm kısmında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi yerine sanığın eyleminin hakaret suçunu oluşturmadığı belirtilerek aynı madde ve fıkranın (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş ise de (1) nolu bölümde belirtildiği üzere sanığın üzerine atılı hakaret suçunun unsurları oluşmadığından bu hususun sonuca etkili olmadığı ve bozma yapılamayacağı anlaşılmıştır.
3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!