4. Ceza Dairesi 2021/8860 E. , 2023/17989 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
1. Katılan ...'ın yokluğunda verilen kararın 05.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, katılanın 07.01.2016 tarihinde hükümleri süresinde temyiz ettiği belirlenmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3,740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2.Tebliğname'de sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz isteğinin; sanığın katılan tarafından aracının kaportasına ve camına vurulmak suretiyle durdurulduğuna ve hak etmediği muameleye maruz kaldığına, diğer polis memurlarıyla herhangi bir tartışma gerçekleşmediğine, katılanın tutumunun tartışmaya neden olduğuna, sanığın aracının camını kapatıp aracı kilitlemesinin pasif eylem olduğu ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmayacağına, iddianamedeki ifadeleri sanığın kullanmadığına, iddiaların şikâyetçiler tarafından ispatlanması gerektiğine, lan kelimesinin hakaret suçunu oluşturmayacağına, her iki suç bakımından şüpheye yer vermeyecek bir delil bulunmadığına, sanığa ceza verilirken sadece katılan ile tartışıldığından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanamayacağına ve kararların bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2.Sanığın temyiz isteğinin; suçlamaları kabul etmediğine, bir polis memurunu şikâyet edeceğini belirtmesi üzerine aleyhine tutanak düzenlendiğine, olay tutanağı dışında tarafsız somut bir delil bulunmadığına, lan sözünün hakaret suçunu oluşturmayacağına, olayın çıkış sebebinin polis memurlarından bir tanesinin kaba davranışı ve aracının kaputuna vurması olduğuna, bu nedenle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, olay yerini gösteren kamera kayıtlarının alınmadığına, kayıtların alınmış olması durumunda polisin kaba davranışlarının ve aracının kaputuna vurulduğunun ortaya çıkacağına, kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
3. Katılanın temyiz isteğinin; sanık hakkında önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılmasının sanığı cesaretlendireceğine ve resen tespit edilecek nedenlerle kararların sanık aleyhine bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Trafiğe kapalı alana aracını sokan sanığın, kendisini uyaran polis memuru katılan ve şikâyetçilere; “Ben size evrak falan vermem lan, sizi bulacağım, ...lilerin kim olduğunu göstereceğim, ben artık aracı buradan kaldırmıyorum, siz de durup bekleyin göstereceğim ben size” dediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmünün Temyizinde
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın şikâyetçiler ve katılana yönelik ifadeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; şikâyetçiler ve katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmünün Temyizinde
1. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sanık, sanık müdafii ve katılanın temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesine 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasanın 72 nci maddesiyle; "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." cümlesi eklendikten sonra, 20.01.2015 tarihinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlemiş olması nedeniyle, hakkında hükmün açıklanmasının uygulanamayacağına dair Mahkemenin gerekçesi yerinde görüldüğünden Tebliğname'deki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan, sanık ve sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Görevi Yaptırmamak için Direnme Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle; Yerel Mahkemenin kararında katılan, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!