WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/8644 E.  ,  2023/18016 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hayasızca hareketlerde bulunma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararı ile ;
1. Sanık ... hakkında hayasızca hareketler suçundan beraat,
2. Sanık ... hakkında hayasızca hareketler suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. Tebliğname'de sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanıkların beyanları ve 18.12.2015 günü olay yerinde Mahkemece icra edilen keşif ile iddianameye konu olayda sanıkların alenen hayasızca harekette bulundukları yerin, yıkılan eski Alsancak stadyum alanı olduğu, olay yerinin etrafında insanların girmesini veya geçişini engelleyecek herhangi bir fiziki engelin (tel örgü, barikat, çit vb) veya bekçi kulübesinin bulunmadığı, bu yere herkesin rahatça girebileceğinin belirlenmesi karşısında, suçun aleniyet unsurunun gerçekleştiğinin kabulü ile sanıkların atılı suç nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekir iken, suçun "Aleniyet unsurunun gerçekleşmediği." gerekçesi ile beraat kararı verilmesi usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların olay günü saat 01.45 sıralarında araç içerisinde çıplak halde cinsel ilişkiye girerlerken Asayiş ekiplerinin yaptıkları uygulamada yakalandıkları ve bu suretle hayasızca hareketler suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece atılı suçun alenilik unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. (2) numaralı bentte açıklanan gerekçeler çerçevesinde Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü temyiz sebepleri açısından yapılan değerlendirmede; sanıkların savunmaları, keşifte dinlenen tutanak tanığı ...'nün beyanı, keşif sonu düzenlenen bilirkişi raporunda, sanıkların cinsel ilişkide bulundukları aracın yıkılan ... Stadının içinde bulunan boş arazide olduğu, aracın yoldan 70-80 metre kadar uzakta olup yoldan geçenler tarafından araç görülse bile içerisinin görülmesinin mümkün olmadığı ve ancak özel çaba harcanmak suretiyle aracın yanına gelinerek camdan bakılması halinde görülebileceğinin belirtilmesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmekle, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,'Beraat hükümlerinin dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması'', dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, sanıklar ... ve ... hakkında hayasızca hareketler suçundan kurulan hüküm fıkralarına "5271 sayılı Kanun’un 223/3-a maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.