4. Ceza Dairesi 2021/762 E. , 2023/21368 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/134 E., 2015/1030 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/134 Esas, 2015/1030 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, olayı hatırlamadığına, kusuru bulunmadığına, savunma hakkının ihlal edildiğine, cezaların usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Karıştığı kavga olayı nedeniyle doktor raporu alınması için acil servise getirilen sanığın, hastanede polis memuru olarak görev yapan katılana "oğlum sen karısın karı, hadi vursana, vur da göreyim, ben bu işleri çok iyi biliyorum, adamın başını belaya sokmasını bilirim" diyerek tehdit ve hakaret ettiği, sanık savunması, katılan beyanı, tanıklar M.Ş., Y.S. ve U.A.'nın anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Anayasa ve Uluslararası Sözleşmeler'de güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların dosya kapsamında gerçekleşmediği anlaşılmakla birlikte sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olay kapsamında, sanık tarafından söylenen ve hakaret olarak kabul edilen ifadenin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı davranış ve kaba hitap tarzı niteliğinde sözler olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. (1) nolu bozma sebebine göre;
a. Sanığın tehdit eylemi uzlaşma kapsamında olup, soruşturma aşamasında uzlaşma teklifi yapılmış ise de, uzlaştırma kapsamında bulunmayan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçuyla birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin ikinci fıkrası dikkate alındığında soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu anlaşılmakla, tehdit suçu yönünden aynı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekliliği,
b. Uzlaştırmanın sağlanamaması halinde ise; 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren tehdit suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi,
3. Kabule göre,
Hakaret olarak kabul edilen ifadelerin acil servisin yeşil alan bölümünün bekleme kısmında söylenmiş olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!