4. Ceza Dairesi 2021/43443 E. , 2023/21031 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/504 E., 2021/168 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Şikâyetçi ...'ın 08.04.2014 tarihli oturumda sanıktan şikâyetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, bu itıbarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, bu itıbarla şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itıbarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılanlar ... ve ... vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 43 üncü maddesi, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/173 D. İş sayılı kararı ile Mahkemenin kabulünün olayın oluş şekline uygun olmadığı ve fiilin ağırlığıyla orantılı ceza verilmesini emreden 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine aykırı davranıldığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3. Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan aynı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
4. Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 27.10.2020 tarihli ve 2020/9797 Esas, 2020/14045 Karar sayılı kararı ile sanık tarafından söylendiği iddia ve kabul edilen sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı söz niteliğinde olması ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmaması; kabule göre de sanığın hakaret suçunu karşılıklı işlediğinin kabul edilmesine karşın 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yerine aynı maddenin birinci fıkrasının uygulanması nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinde düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi ve katılanlar vekilinin temyiz isteği, sanığın söz konusu suçu katılanlara karşı işlediğinin delillerle ve tanık beyanlarıyla sabit olduğuna, bu sebeple kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi ortopedi servisinde doktor olarak görev yapan şikâyetçi ve katılanların olay tarihinde toplantı yaptıkları, hastaneye getirdiği kızının muayenesinin toplantı nedeniyle gecikmesine öfkelenen sanığın hastane koridorunda "Toplantı şimdi mi yapılır, biz burada bekliyoruz, terbiyesiz doktorlar, bir de doktor olmuşlar." sözleriyle şikâyetçi ve katılanlara hakaret ettiği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
08.04.2014 tarihli oturumda, sanıktan şikâyetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini beyan eden ve yöntemince kamu davasına katılmayan şikâyetçi ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılanlar ... ve ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değerin, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olduğu, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerektiği, bir hareketin tahkir edici olup olmadığının bazı durumlarda nispi olduğu, zamana, yere ve duruma göre değişebildiği, kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerektiği, olay günü sanığın katılanlara yönelik söylediği iddia edilen kaba ifade niteliğindeki sözlerin, şikâyetçi ve katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı ve bu suretle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
C. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılanlar Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!