4. Ceza Dairesi 2021/42346 E. , 2024/4313 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/485 E. , 2016/758 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair şüpheden uzak, somut, kesin delil bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin usul ve yasaya aykırı olarak uygulanmadığı bu ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kavga olayına karışması nedeni ile adli muayene raporu alınması için hastaneye getirildiğinde muayene yapılmasını engellemek amacıyla emniyet amiri, polis memurları ve görevli doktora hakaret ettiği, tehdit sözleri söylediği, emniyet amiri ve kolluk görevlilerine çeşitli şekillerde vurarak yaraladığı ayrıca pansuman odasında bulunan tıbbi makası alarak katılan H.C.'nin koluna sapladığından bahisle hakaret, kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme ve tehdit suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; şikayetçi ve katılanların anlatımı, adli muayene raporları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanık savunmasına itibar edilmemiş, sanığın tehdit ve kasten yaralama eylemlerinin görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olduğu kabulü ile görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; olay tutanakları, katılan ve şikayetçi anlatımları, tanık beyanı,adli muayene raporları ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair kanaat ve gerekçenin yerinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın, katılan H.C.'yi makas kullanmak suretiyle yaraladığının kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; olay tutanakları, katılan ve şikayetçi anlatımları, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair kanaat ve gerekçenin yerinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile sair nedenler yerinde görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. Somut olayda olay tutanağı, katılan ve şikayetçi anlatımlarından sanığın hakaret sözlerini acil servisteki pansuman odasında işlediği anlaşılmakla; pansuman odasında aleniyet unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanıp tartışılmadan eylemin aleni yerlerden olan hastane acil servis bölümünde işlendiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması nedeni ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!