WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/41978 E.  ,  2024/2581 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/54 E., 2016/111 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 11 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 7.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2021 tarih ve 2016/64986 sayılı Tebliğnamesiyle hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulurken temel cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında takdiri indirim yapıldığı, ancak sonuç cezanın 1 yıl 3 ay olarak belirlenmesi gerekirken sanığın, 1 yıl 11 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığı, hakaret suçundan kurulan hükümde ise, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi nedeniyle usul ve Yasa'ya aykırı olan hükümlerin bozulmaları talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde, sanık ...'ın ailesine yönelik kasten yaralama ve hakaret suçlarını işlediği ihbarı üzerine, Jandarma kolluk görevlilerinin olay yerine gittikleri, sanığın görevlilere hitaben "Evimden çıkın, aile içinde kavga ediyoruz, sizi ilgilendirmez, beni siz tanımıyorsunuz." dediği, ardından sanığın karakola getirildiği, karakolda ifadesi alınmak üzere çağrılan sanığın katılana hitaben "Sen kim oluyorsun, ... ben Tekir'in piçlerine benzemem, beni tanımıyorsunuz." diyerek saldırıp katılanın boğazına sarıldığı ve katılana tekme attığı, kendisini uyaran karakol personeline "Siz kimsiniz lan beni tanımıyorsunuz burayı da basarım yakarım." diyerek hakaret ve tehdit ettiği, asayiş odasına girmek isterken katılana "Sen dışarı çıkmayacak mısın, dışarı bir çıksın onu yaşatmayacağım, siz beni tanımıyorsunuz, kendisine dikkat etsin.", "Seni öldürecem, sen bittin komutan." diyerek katılanı tehdit ettiği iddia olunarak sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın tehdit eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ve sanığın, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı mahkumiyeti yönünde hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmakla, ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu, hapis cezasının

"1 yıl 3 ay" yerine, "1 yıl 11 ay 15 gün" olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle, hukuka aykırılık görülmüştür.
B. Hakaret Suçu Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, katılana hitaben söylediği kabul olunan sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda hapis cezasının tercih edilmesi halinde, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
b. Yerel Mahkemece kabul ve oluşa göre sanığın hakaret eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirdiğinin kabulüne karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereğince; sanık hakkında sonuç cezanın belirlendiği hüküm fıkrasından "1 yıl 11 ay 15 gün" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 3 ay" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.