WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/41091 E.  ,  2024/3509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2961 E., 2020/2214 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2014 tarihli 2011/348 Esas 2014/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca verilen 6 ay 7 gün hapis cezasının,
b. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü ve 62 maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının,
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmalarının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli 2018/166 Esas 2019/444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümler, denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle aynen açıklanmıştır.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.10.2020 tarihli 2019/2961 Esas 2020/2214 karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a.Hakaret suçu yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine,
b.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; polislere hakaret etmediğine, savunmalarına itibar edilmediğine, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanığın temyiz dışı sanıklar ile birlikte alkol aldığı ve çevreye rahatsızlık verdiğinin kolluk görevlilerince görülmesi üzerine görevlilerce ikaz edildiği bunun üzerine sanığın diğer şahıslarla birlikte görevli memurlara "Siz kim oluyorsunuz bu mahalle bizim o... çocukları" dediği ellerindeki bira şişelerini kırarak görevli memurların üzerine geldikleri Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, eylemin silahla ve birden fazla kamu görevlisine karşı işlendiği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2014 tarihli 2011/348 Esas 2014/145 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın tebliğinin sanığın mahkemeye bildirdiği en son adresine yapılıp iade edilmesi nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Merkezî Nüfus İdare Sistemi adresine yapılması gerekirken, aynı Kanun'un 35 inci maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında;
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 13.06.2019 tarihli ve 2018/166 Esas, 2019/444 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın savunmasının olduğu anlaşıldığından, sanığın 19.04.2012 tarihli sanık savunmasına göre, 5237 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın yöntemince tebliğ edilmediği, dolayısıyla kesinleşmenin usulüne uygun olmadığı, bu suretle de denetim süresinin başlamadığı ve yeni suçun denetim süresi içerisinde işlendiğinden bahsedilemeyeceği gözetilmeden, hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.