WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/39185 E.  ,  2024/5417 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/394 E., 2020/226 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 23.10.2014 tarihli kararı ile sanığın, hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 43 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 43 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Yerel Mahkemenin 11.12.2014 tarihli kararı ile sanığın, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Yerel Mahkemenin 23.10.2014 tarihli kararının sanık tarafınca temyizi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay 18. Ceza Dairesi 27.12.2017 tarihli kararı ile, 'Sanığın olay günü saat: 19.00 sıralarında şüpheli olarak karakolda ifadesinin alınıp serbest bırakılmasından sonra, gece 01.00 sıralarında yanındaki bayan ile yeniden karakola gelerek bu kez polis memurlarına hakaret etmesi nedeniyle hakkında yasal işlem yapılıp nöbetçi savcı talimatıyla nezarethaneye alınmak istendiğinde dosyaya konu edilen hakaret ve tehdit eylemlerini gerçekleştirmesi, polis memurlarına yönelik hakaret eyleminden dolayı sanığın Yerel Mahkemenin 2014/25 E. sayılı dosyasında yargılanması, polis memurlarının bu dosyanın da mağduru olması ve olayın başlayan ve devam eden eylem bütünlüğü içerisinde tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi karşısında, her iki dosya arasındaki bağlantı ve sanık hakkında her iki eylem nedeniyle tek hüküm kurulup, cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkraları uyarınca arttırılma ihtimalinin de varlığı dikkate alınarak, dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilip, tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, sanığın, kendisini nezarethaneye almak isteyen mağdur polis memurlarına söylediği “...hepinizi yakacağım, a….za koyacağım.” biçimindeki tehdit içerikli sözlerinden ibaret eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, “tehdit” suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, suç tarihine göre mükerrir olmadığı anlaşılan sanık hakkında anılan Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına karar verilmesi" gerekçesiyle bozmaya hükmetmiştir.
4.Yerel Mahkemenin 11.12.2014 tarihli kararının sanık tarafınca temyizi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay 18. Ceza Dairesi 21.02.2018 tarihli kararı ile, "Sanığın olay günü polis memurlarına yönelik hakaret ve tehdit eylemlerini gerçekleştirmesi, bu eylemlerin başka bir dosyaya konu edilmesi, polis memurlarının her iki dosyada mağdur olmaları, olayın başlayan ve devam eden eylem bütünlüğü içerisinde tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi karşısında, her iki dosya arasındaki bağlantı ve sanık hakkında her iki eylem nedeniyle tek hüküm kurulup, cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkraları uyarınca arttırılma ihtimalinin de varlığı dikkate alınarak, dosyalarının birleştirilmesine karar verilip, tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçesiyle bozmaya hükmetmiştir.
5.Bozma kararlarına uyulup birleştirme kararı verilerek yapılan yargılamada, yukarıda tarih ve numarası belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 ile 62 nci maddesi uyarınca 10.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlemediği, hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanığın eyleminin Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1146 E. sayılı dosyasına konu olan olayın devamı niteliğinde olması nedeniyle her iki dosyanın birleştirilmesi gerektiği, kamera görüntülerinin doğruyu yansıtmadığı, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Alkollü araç kullanması nedeniyle kazaya sebebiyet veren ve yasal işlemler için polis merkezine getirilen sanığın işlemlerin tamamlanmasından sonra serbest bırakılması, yaklaşık 2,5 saat sonra polis merkezine yanındaki kişi ile yeniden gelen sanığın, kazaya kendisinin değil yanındaki kişinin sebebiyet verdiği iddiasında bulunması, istediği sonucu alamayan sanığın sinirlenerek polis memuru ...'ye, "...şerefsiz, a...a koy....m p.çi..." biçiminde, polis memuru ... K.'ye ise, "Gö..n yiyorsa bana kelepçe taktır, şerefsizler." biçimindeki sözleriyle hakaret etmesi, bu sözlerinden dolayı nöbetçi Cumhuriyet savcısının talimatı ile göz altına alınmasına sinirlenerek polis memurlarına "Ben bu nezarethaneye alınacaksam o polislerde benimle birlikte aynı nezarethanede olacaklar, getirttirmeyin, Cumhuriyet savcısınında siz polislerinde anasını avradını sinkaf ederim, sizin hepinizi yakacağım, a....nıza koyacağım, beni burada kimse tutamaz." biçimindeki sözleri söylemesi suretiyle hakaret ve tehdit suçlarından açılan davada Mahkeme, sanığın eylemlerine uyan görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE
1.Şikayetçi ve tanık polis memurlarının olay tutanağı ile uyumlu beyanları, tanıklarında iddiayı doğrular nitelikteki ifadeleri, raporlar, adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, karıştığı kaza nedeniyle hakkında işlem yapılıp serbest bırakılan sanığın bir süre sonra yenilenen suç işleme kastı ile polis merkezine gelerek polis memurlarına yönelik iddianamede belirtildiği biçimde hakaret ve tehdit içerikli sözleri söyleyip hakaret ve görevini yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği sübuta ermekle mahkumiyetine yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanık açısından haksız tahrik nedeni olabilecek bir hususun dosya kapsamından tespit edilememesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmış olması, lehine olabilecek hükümlerin uygulanmama gerekçelerinin kararda gösterilmesi ve bu gerekçelerin yerinde bulunması, kaza yerindeki eyleminden sonra aradan geçen zaman dilimi de dikkate alındığında suç işleme kastının yenilenmiş olması, dosyada görüntü kaydının bulunmaması karşısında yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz nedenlerine de itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmıştır.
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.