WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/38973 E.  ,  2024/4020 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1899 E., 2020/1171 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesince Sanık Hakkında
1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Sanık Hakkında
Tehdit ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, hakaret suçu yönünden temyiz yolu açık olmak üzere, tehdit suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olarak karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; hükümlerin usul ve esas yönünden hukuka aykırı oldukları, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, sanığın atılı suçu işlediğini gösterir herhangi bir delilin mevcut olmadığı, tanıkların beyanlarının çelişkili olduğu, mahkumiyeti gerektiren her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, tarafsız ve inandırıcı delil elde edilemediği halde mahkumiyet kararları verildiği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; sanığın tutuklu bulunduğu Maltepe Cezaevinden Çağlayan Adliyesine duruşmaya getirildiği, Adliye nezarethanesinde sırasını beklediği esnada görevli şikayetçiden çay istediği, şikayetçinin mahkumlara çay verilmesi yasak demesine sinirlenen sanığın, şikayetçiye sinkaflı kelimelerle alenen hakaret ettiği, yine sinkaflı kelimelerle öldürmekle tehdit ettiği iddia olunarak açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği kabul olunarak ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında; sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından yapılan ve mahkumiyetle sonuçlanan yargılamada, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya usuli işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla
aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul olunan maddi vakıaların Kanun’daki tipiklik unsurunu kapsadığı, şikayetçinin aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile Mahkemece dinlenilen tanıklar S.Ş. ve M.G.'nin olay tutanağını doğrulayan beyanlarda bulunmaları, sanığı daha önceden tanımadıkları anlaşılan şikayetçi ve tanıkların sanığa iftira atmalarını gerektiren herhangi bir neden bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanılmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın adliye nezarethanesinde duruşma sırasını beklediği sırada gerçekleştirildiği anlaşılan hakaret eyleminde aleniyet ögesinin oluşmadığı gözetilmeden, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği hüküm fıkrasından; sanık hakkında aleniyet hükümlerinin uygulanmasına dair kısmın tümüyle hükümden çıkartılması ve uygulamaya göre sonuç cezanın belirlendiği hüküm fıkrasında yer alan "1 yıl 2 ay" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl" ibaresinin ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.