4. Ceza Dairesi 2021/35881 E. , 2024/7093 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1936 E., 2019/313 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.02.2018 tarih 2017/750 Esas, 2018/134 Karar sayılı kararı ile imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusu sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı bildirilen incelemeye konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanığın yapı kayıt belgesi almak suretiyle imara aykırılığın giderildiği anlaşıldığından sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 'nın 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesi şeklinde hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum vekilinin temyiz isteğinin; davaya konu yerde yapı kayıt belgesinin geçerli olmadığına, yapıya ait 775 sayılı Kanun'a göre işlem yapıldığına, sanığın cezai sorumluluğunun bulunduğuna, katılan idare lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, sanık hakkında yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğine, bu nedenle usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İmar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda tüm dosya kapsamına göre atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapı kayıt belgesi sunulması suretiyle imara aykırılığın giderildiği anlaşıldığından, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince hükmün kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düşmesine şeklinde düzetilerek istinaf başurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, dosya kapsamından, İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 18.02.2019 tarih ve 18603 sayılı yazısında, suça konu imara aykırı yapıya ilişkin olarak, imara aykırılığı kapsayacak şekilde yapı kayıt belgesinin alındığı belirtilerek, yapı kayıt belgesinin yazıları ekinde sunulduğunun anlaşılması ve düşme kararının yasal dayanağı olan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; kişinin ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılan kamu davasının düşmesine karar verileceğinin düzenlenmesi karşısında, düşme kararı verilmesinde ve sanık hakkında açılan kamu davasının yargılaması sonucunda düşme hükmü kurulmuş olması karşısında, vekalet ücreti verilmemesi yönünde Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırı bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında katılan Kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!