WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/34887 E.  ,  2024/9352 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/611 E., 2018/1505 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumunun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, şikayetçi ... A.'ya yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile, katılanlar ... ve ...'e yönelik hakaret suçundan aynı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendiyle dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay 26 gün hapis cezası ile, katılan ...'a yönelik hakaret suçundan ise aynı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendiyle dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tüm hükümler yönünden 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun katılan ...'a karşı hakaret eyleminden kurulan hüküm açısından düzeltilerek esastan reddine, diğer hükümler yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiğine, suçun yasal unsurlarının görmezden gelindiğine, atılı suçu işlemediğine, bu konuda tanık Şerafettin'in dinlenmediğine, mahkumiyeti için yeterli ve kesin deliller bulunmadığına, atılı suçlamayı kabul etmemekle birlikte somut olayda tek eylem kabul edilip zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, olayın çıkış nedeninin irdelenmediğine, haksız tahrik tartışılmadığına, asgari hadden uzaklaşılmasının, hakkında takdiri indirim, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının da bozmayı gerektirdiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, 155 polis hattını arayarak, görevli polis memuru ... A.'ya, devamında bildirdiği adrese giden görevli polis memurları ..., ... ve ...'a hakaret ettiği kabul edilerek hakaret suçundan ayrı ayrı üç kez mahkumiyetine hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında yapılan yargılama sonunda; sanığın eyleminin bütünlük arz ettiği, aynı kasıt altında görev yapan memurlar ..., ... ve ...'a görevlerinden dolayı hakaret suçunu gerçekleştirdiği dolayısıyla ...'a yönelik ayrıca görevli memura hakaret suçundan hüküm kurulamayacağı, diğer katılanlar ..., ... ve ...'in üçüne birden aynı kasıt altında hakaret ettiği, bu nedenle zincirleme suç hükümlerinin üç ayrı müştekiye karşı eylem nedeni ile uygulanması gerektiği kabul edilerek, Yerel Mahkeme hüküm fıkrasından ...'e yönelik eyleme ilişkin kısımlar çıkarılarak yerine "Sanığın ...'e yönelik eylemi hakkında ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sanığın istinaf başvurusunun katılan ...'a karşı hakaret eyleminden kurulan hüküm açısından düzeltilerek esastan reddine, diğer hükümler yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki bozma sebebi dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın ilk önce telefon konuşması sırasında, devamında bildirdiği adrese gidildiğinde birden fazla polis memuruna yönelik söylediği hakaret sözlerinin, aynı olay bütünlüğü içerisinde, kısa zaman aralıkları ile söylendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın hakaret eylemlerinin hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen aynı nev’iden fikri içtima hükümleri uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.