4. Ceza Dairesi 2021/33203 E. , 2024/6655 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3621 E. 2019/1013 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk derece Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3000 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, olay yerinde vekil olarak bulunan katılanın arama yapma yetkisi olmadığından kendisine yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunun işlenemeyeceğine, öyle olsa dahi kendisine yönelik bir direnç gösterilmediğine, vekalet ücretinin yanlış olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılanın marka vekili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan alınan arama kararını icrası kapsamında emniyet personelleri ile birlikte sanığın iş yerine gittiği, arama esnasında sanığın görevli polislere "Siz buradan çıkın, ben önce avukatı keseceğim sonra kendimi keseceğim. Beni bununla bir saat yalnız bırakın'' diyerek katılanı tehdit ettiği, iddia edilmiş; ancak sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, kendisine ait işyerinde imitasyon olarak satışını yaptığı ürünlerin, gerçek hak sahibi firmanın vekili sıfatıyla ve kolluk marifetiyle tespitini yapmak için işyerine gelen katılanı kastederek "Siz buradan çıkın ben önce avukatı keseceğim sonra kendimi, beni bununla bir saat yalnız bırakın" şeklinde sözlerle görevini engellemek amacıyla katılanı tehdit ettiği kabul edilerek ilk Derece Mahkemesince verilen hüküm kaldırılıp, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Katılanın aşamalardaki anlatımı, olay tutanağı ve Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanığın atılı suçu işlediği hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın, arama kararının icrası sırasında gerçekleşen görevi yaptırmamak için direnme eylemini 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin (d) bendinde belirtilen yargı görevini yapan kişilerden olan avukata karşı gerçekleştirilmesi karşısında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu gözetilmeden, birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulmuş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!