4. Ceza Dairesi 2021/32754 E. , 2024/2424 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/970 E., 2020/626 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; müvekkilinin şirkete 2011 yılının kasım ayında ortak olduğuna, dava konusu yer için çalışma ruhsatının ise 05.03.2010 tarihinde alındığına, bu nedenle müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Sanık ... müdafilerinin; müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, davaya konu eylemin müvekkilinin şirket ortağı olmadan önceki döneme ait olduğuna, müvekkilinin yönetim yetkisi dahi bulunmadığına, dosya kapsamında alınan usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporunu kabul etmediklerine, bu durumda müvekkilinin cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kaçak yapının yapım tarihi tespit edilmeden eksik inceleme ile hükmün verildiğine,
3. ... müdafilerinin temyiz isteğinin; müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, bahse konu yerin belediyeden kiralandığına, müvekkilinin temsile yetkili olmadığına, dava konu yerin avan projesinin mevcut olduğuna, mülkiyetinin belediyeye ait olması nedeniyle yapı kayıt belgesinin ... tarafından alınması gerektiğine,
4. ... müdafiinin temyiz isteğinin; davaya konu yerin yapımında müvekkilinin şirketle bir bağının bulunmadığına, mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile hükmün verildiğine, ilgili belediyeye müvekkil tarafından yapılan başvuru taşınmazın maliki sıfatı bulunmadığından reddedildiğine, ilgili belediyeden gelecek cevabın beklenilmediğine, ilgili kuruma başvuru yapıldığına, ilgili kurumun cevap yazısı ile sabit olduğuna, verilen süre içinde sonuçlanmamasının müvekkilin müdahale edebileceği bir süreç olmadığına,
Bu nedenle ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. ... ile sanıkların ortak olduğu Üç ... Turizm İnşaat Gıda Restaurant İşletmeciliği Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında yapılan sözleşme gereğince davaya konu yerin anılan şirkete Bursa.... ncı Noterliğince tanzim olunan 14.12.2010 tarih 57163 sayılı sözleşmeye göre kiraya verildiği ancak sözleşme ve eklerine aykırı olacak şekilde ruhsatsız bina inşa edildiği yönünde yapılan ihbar ve şikayet üzerine yürütülen soruşturma sonucunda şirketin ortakları sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada, sanıkların savunmalarına, Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının 05.03.2012 tarihli yazısına, Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 07.08.2019 tarihli yazısına ve dosya kapsamında alınan 17.12.2012 ve 18.01.2013 tarihli bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre yapının ruhsatsız olduğu ve aval projeye aykırı olacak şekilde daha fazla alan kazanımı sağlayacak şekilde yapıldığının anlaşılması ve Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 07.08.2019 tarih ve 2019/979 Esas sayılı yazısı ekinde gönderilen yapı kayıt belgeleri hakkında alınan bilirkişi incelemesi sonucunda yapı kayıt belgelerinin davaya konu yere ait olmadığı yönündeki 21.11.2019 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre sanıkların atılı suçu işledikleri Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanıkların atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. 14.12.2010 tarihli sözleşme, 05.03.2012 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatı, 17.12.2012, 18.01.2013 ve 21.11.2019 tarihli bilirkişi raporları ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının 05.03.2012 tarihli ve Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 07.08.2019 tarihi yazıları dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamına, sanıkların aşamalardaki savunmalarına, 17.12.2012, 18.01.2013 ve 21.11.2019 tarihli bilirkişi raporları ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının 05.03.2012 tarihli, Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 07.08.2019 tarihi yazılarına göre, 2010 ve 2011 yılında şirketin ortakları olan sanıkların sözleşme tarihi olan 14.12.2010 tarihinden iş yeri açma ve çalışma ruhsatının alındığı 05.03.2012 tarihleri arasında şirket yönetiminde bulundukları, bilirkişi raporları ile binanın 2010-2011 yılları arasında yapıldığı ve 1.300 m2 lik kısmın kiraya verilmesine karşın 1.418 m2 taban alanlı olarak bina inşa ederek toplamda 3.993,33 metre kare kullanım alanı sağladıkları yönündeki tespitine göre, sanıkların atılı suçu işlediklerine, sanıkların kişilikleri ve cezaların caydırıcılık yönü dikkate alınarak haklarında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanmamasına, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2014 tarih ve 2013/4-691 Esas, 2014/91 Karar ile 25.11.2014 tarih ve 2014/4-94 Esas, 2014/525 Karar sayılı kararlarında: “İmar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki özel düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan fail hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Buna göre, daha lehe hükümleri kapsadığı konusunda tereddüt bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne göre özel bir düzenleme 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasının gereğini yerine getirmeyen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapılması gerekmediğinin kabulü zorunludur.” şeklindeki gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin kabul edilmiş olması karşısında ve sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itiraz üzerine yeniden yapılan yargılama sonucu hükümler kurulduğundan sanıklar hakkında, anılan Kanun hükmünün uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönlerinden
Sanıklara yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!