4. Ceza Dairesi 2021/32379 E. , 2024/1975 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/719 E., 2016/322 K.
SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile çevrenin kasten kirletilmesi suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesi, 181 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi, 181 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; atılı suçu işledikleri dosya kapsamından sabit olan sanıklar hakkında cezada indirim nedenlerinin oluşmadığı, hukuka ve yasaya aykırı olarak cezanın alt sınırdan verildiği, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların insan atıklarını toprağa dökmek suretiyle çevreye zarar verdiklerinden bahisle cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece iddia, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, tutanak mümziilerinin anlatımı, analiz sonuçları, tutanaklar, keşif ve bilirkişi raporları ile tüm dosya bir bütün olarak değerlendirilerek sanıkların teknik usullere aykırı olarak çevreye zarar verecek şekilde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda atıkları bırakarak atılı suçu işledikleri kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede bozma sebebi dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. Fekal atığın alıcı ortam olan suya atılması halinde Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin 3, 6 ncı maddelerine göre, suyun niteliği (akarsu, göl, deniz vs) ve eylemdeki kusurluluk biçimine göre aynı Yönetmeliğin 4, 16/a-b, 23 üncü maddelerinde öngörülen yasaklar ve yükümlülüklere aykırı davranmak suretiyle çevre kirliliğine yol açılması eylemi nedeniyle TCK’nın 181 ya da 182 maddesindeki suçun oluşması, fekal atığın alıcı ortam olan toprağa verilmesi halinde ise, toprak kirliliğinin ya da kirlenme ihtimalinin gerçekleştiğinden bahsedilememesi, toprağa bırakılan fekal atığın, varlığı kanıtlanmış yeraltı sularını kirlettiği ya da kirletme ihtimali taşıdığı durumlarda “Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirme yapılmasının gerekmesi, inceleme konusu olayda; sanıkların çevreye zarar verecek şekilde insan atıklarını toprağa dökmek suretiyle atılı suçu işlediklerinin iddia edilmesi, 10.10.2014 tarihli jandarma tutanağında yakalanan araçlarda insan atığı kalıntılarının olduğunun belirtilmesi, aşamalarda sanıkların araziye gübre amaçlı insan atığı döktüklerine yönelik savunmada bulunmaları, olay anında dava konusu araziden numune alınmaması, yerel mahkemece olay tarihinden yaklaşık 8 ay sonra yapılan keşifte bilirkişi tarafından alınan numuneler ile arazide arıtma çamurunun bulunduğunun tespit edilmesi karşısında öncelikle sanıklar tarafından araziye dökülen atığın/artığın niteliği tespit edilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe mahkumiyet hükümleri kurulması,
2. Kabule göre;
a. Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesinin birinci fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi,
b. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki suçun 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma olması ve bu suçun hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılamadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
c. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleri ile karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!