4. Ceza Dairesi 2021/31217 E. , 2024/6611 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/215 E., 2020/359 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında; hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, ihbara konu edilen suçun, suç tarihinin 07.11.2013 olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 26.11.2013 de kesinleştiğine, denetim süresi içinde suç işlemediğinden hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığına, bozma öncesi hükmün, adli para cezası olup kazanılmış hakkının hapis cezasına hükmedilmek suretiyle ihlal edildiğine, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçunu oluşturduğuna, lehe hükümlerin yerinde olmayan gerekçeler ile uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ...'nın başhekim olarak görev yaptığı hastanede, sanığın istatistik görevlisi olarak çalıştığı, katılan ile iletişim kurmaya çalışan sanığın karşılık alamayınca hakaret içerikli mesajlar göndermek suretiyle hakaret ettiği Yerel Mahkemece tüm dosya kapsamı gözetilerek sabit kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Bolu 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/48 E., 2013/619 K. sayılı 09.07.2013 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 26.11.2013 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasına neden olan Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/235 Esas, 2014/289 Karar sayılı 24.09.2014 tarihli kararına konu hakaret ve basit tehdit suçlarının suç tarihinin ilamda 07.11.2013-28.11.2013 olarak gösterildiği, sanığın temyiz dilekçesinde ise suç tarihinin 07.11.2013 olduğunu bildirdiği anlaşılmakla, Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/235 Esas, 2014/289 Karar sayılı dosyası getirtilerek, suç tarihinin tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği,
2. Kabule göre de;
a. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup, kamu görevlisi, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının bahsi geçen maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Somut olayda hastanede istatistik görevlisi olan sanığın, aynı hastanenin başhekimi olan katılan ile iş ilişkisi haricinde iletişim kurmaya çalıştığı, katılanın kendisiyle iletişime geçmemesine sinirlenmesi sonucu hakaret eylemlerini gerçekleştirdiği, dolayısıyla katılanın yerine getirdiği bir kamu görevinden dolayı hakaret edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrası yerine aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hüküm kurulması,
b. Hükümden sonra 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunduğundan karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkmenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!