4. Ceza Dairesi 2021/29086 E. , 2024/4551 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/136 E., 2016/256 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 26.12.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin 5 inci fıkrası delaletiyle 43 üncü maddesi ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmalarının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Yerel Mahkemece sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümler, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle yukarıdaki fıkrada belirtildiği şekilde aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, sübuta, kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, araçla seyir halinde iken şüphe nedeniyle durdurulması üzerine görevi polis memurlarına hitaben sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, şikâyetçi S.K.'yi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte, diğer katılan ...Y.'yi ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı, diğer temyiz dışı sanık Ş.B.'nin de "Hepinizi sürdürürüm, tanıdığım emniyet müdürü, savcı var." şeklinde tehditlerle sanık ...'e yardım edip mukavemette bulunduğu, sanıkların hakaret ve tehditlerine gözaltı işlemi uygulanıp karakola götürüldüklerinde de devam ettikleri, böylelikle sanığın birden fazla kişi ile birlikte görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede;
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanık savunması, şikâyetçi, katılan ve tanıkların beyanları, olay tarihli tutanak içeriği, CD izleme tutanağı, görev belgeleri ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı hakaret suçunu işlediğinin kabulüyle mahkumiyetine ve şikâyetçi ve katılan sayısı dikkate alındığında zincirleme suç hükümleri uyarınca yapılan artırım oranına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığında, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında; somut olayda, sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birlikte işlediği kabul olunan temyiz dışı sanık Ş.B.'nin görevli polis memurlarına yönelik "Hepinizi sürdürürüm, tanıdığım emniyet müdürü, savcı var." şeklinde sözler söylemek suretiyle gerçekleştirdiği eyleminde, sanığın polis memurlarının görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücünün bulunmadığı ve anılan sözlerin olayın gelişimi ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit boyutuna ulaşmadığı, neticeten görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığı gözetilmeden, sanık ... hakkında yerinde görülmeyen gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması,
2.Sanığın katılan ...Y.'ye yönelik kasten yaralama eylemini 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte gerçekleştirmesi ve bu maddede öngörülen yaptırımın alt sınırının da 1 yıl olması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak direnme suçundan verilen temel cezanın 1 yılın altında olamayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
4.Kabule göre de;
a.5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının uygulanması sırasında uygulama maddesinin 165/3 olarak yanlış gösterilmesi,
b.5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının uygulanması sırasında yapılan hesap hatası sebebiyle sonuç hapis cezasının 6 ay 20 gün yerine 7 ay 15 gün olarak fazla tayini,
Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanığın öne sürdüğü temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!