WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/29014 E.  ,  2024/1915 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/80 E., 2016/262 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereği 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 01.06.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış,
2. Sanığın 21.08.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olup kararın kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğu kararı temyiz etmek istediğine, vesaire ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; sanığın suçsuz olduğuna, Yerel Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına ve sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün para cezasına çevrilmesi ya da ertelenmesi durumlarının yargılama aşamasında tartışılmadığından bahisle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III.GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanabilmesi için usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir kararın bulunmasının gerektiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese Merkezi Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmaması veya tebligatın yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre MERNİS şerhli çağrı kağıdının bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu ancak somut olayda gerekçeli kararın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik gerekçeli kararın karar duruşmasında bulunmayan sanığın son bildirdiği adresine tebliğ edilmeden bu adresten farklı bir adrese tebliğ edilmesi suretiyle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli 2017/8-952 Esas ve 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin sanığın 24.05.2011 tarihli sorgusunun olduğu anlaşıldığından, savunma tarihine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.