WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/28459 E.  ,  2024/5428 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/123 E., 2016/409 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 232 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile kararda başvurulacak Kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan sanığın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yolu ile yüzüne karşı verilen kararı, cezaevi idaresi aracılığıyla da temyiz edebileceğinin Kanun yolu açıklamasında bildirilmemesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu, bu haliyle tefhimin yukarıda anılan kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından, sanık vasisinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık vasisinin temyiz isteğinin; daha az ceza verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin, Asliye Ceza Mahkemesi'nin dava dosyasının 27.01.2016 tarihli duruşmasında tanık olan dinlenilen mağdura "Yalancı o... çocuğu, s.... lan." dediği iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçu işlediği, kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Vasisinin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdur beyanı, sanık ikrarı, CD çözüm tutanağı ve duruşma tutanağından anlaşılacağı üzere sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine yönelik Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Hakaret suçunun aleni bir yer olan duruşma salonunda işlenmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ve tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda temel ceza belirlenirken hapis cezasının tercih edilmesi zorunluluğu gözetilmeden adli para cezasının tercih edilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanık vasisinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararında sanık vasisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.