4. Ceza Dairesi 2021/28382 E. , 2024/5453 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/716 E., 2016/460 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, müvekkilinin sarı kart sahibi olarak ... Haber Ajansına bağlı gazeteci olarak görev yaptığına, kamu görevlilerine her türlü ağır eleştiri ve sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmeyeceğine, müvekkilinin somut olayın varlığını ileri sürmesinde hakaret kastının olmadığına, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğine, ifade özgürlüğünün çoğulcu demokrasilerde vazgeçilemez ve devredilemez niteliğe sahip olduğuna, birçok hak ve özgürlüğünün temeli kişisel ve toplumsal gelişmeninde kaynağı olduğuna, bu nedenle basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk nedeni oluşturan haber verme ve eleşti hakkı üzerinde durulması gerektiğine, basının kamusal görevinin toplumu tüm gerçekleri yansıtıcak şekilde aydınlatmak olduğuna, bu nedenle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde ... Gazetesinde Altın Klozet isimli köşede yazdığı "Ne yaptın ... Abi" başlıklı yazısında "Bana şerefsiz diyen başkanın çok şerefli bir oğlu var belediyede çalışan nişanlı kızı ayartan belediyede makam odası olan oğlu, işte bu oğul bir iş adamından imar değişikliği için babasının da bilgisi dahilinde 500.000,00 TL alır, imar değişikliği Efeler Belediye Meclisinden geçer ama Büyükşehir Meclisinde takılır, Başkan ... ...'nun yanına gider, bu imar değişikliğinin geçmesi gerekiyor der, ... neden ... Abi niye bu ısrar diye sorar, ...; para aldık ..., oğlan 500.000 TL aldı diye cevap verir, başkan..., başının iki elinin arasına alır, ne yaptın ... Abi der." şeklinde yaptığı bu köşe yazısıyla katılanlara hakaret ettiği iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, 14.07.2015 tarihli gazete haberine göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık hakaret kastının bulunmadığı yönünde savunmada bulunmuştur.
3. Katılanların aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. 14.07.2015 tarihli habere ilişkin gazete dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri ile Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 5237 sayılı Kanun'un isnadın ispatı başlıklı 127 nci maddesinde yer alan, “isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması hâlinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde, isnat ispatlanmış sayılır” şeklindeki düzenleme karşısında;
Somut olayda, sanığın, ... Denge Gazetesinde katılanlarla ilgili yaptığı haber içeriğindeki iddialarla ilgili olarak, 5237 sayılı Kanun'un 127 nci maddesi uyarınca isnadın ispatı açısından, katılanlar hakkında adli veya idari bir işlem yapılıp yapılmadığı, suç duyurusunda bulunulup bulunulmadığı ya da re'sen soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de,
a. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
b. Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı, somut olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ( a) bendinde düzenlenen hakaret suçunun mağdurunun ...., anılan Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun mağdurunun ise farklı olması nedeniyle anılan Kanun hükümleri ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının artık uygulama alanı bulmayacağı, bu nedenle sanık hakkında anılan yasa kapsamında mağdur ....'ye yönelik hakaret suçundan uzlaştırma işlemi yapılması ve anılan Kanunun 35 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yeniden değerlendirilmesi zorunlululuğu,
c. Hakaret suçunun aleniyet unsurunun somut olayda gerçekleşmesine karşın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereği artırım yapılırken, somut olaya ilişkin herhangi bir gerekçe gösterilmeden, ilgili Kanun maddesinde düzenlenen alt sınırdan uzaklaşılması,
e. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamış olması nedeniyle kabule göre de;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!