4. Ceza Dairesi 2021/28204 E. , 2024/5522 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/206 E., 2016/1003 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Sanık hakkında tehdit suçundan neticeten hükmolunan 500 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 62 nci maddesi uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 7080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, ayrı yaşadığı eşi ve ailesinin daha önce kendisini polis olduklarından bahisle aradıkları için yargılamaya konu olayda da arayan kişinin gerçekten polis olmadığını düşünerek hakaret ettiğine, şikâyetçinin gerçekten polis olduğunu öğrenince de kendisinden özür dilediğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçinin polis memuru olarak görev yaptığı, olay günü sanık hakkında yapılan bir şikâyet üzerine şikâyetçinin sanığı aradığı ve kendisine hakkındaki şikâyeti anlattığı, sanığın telefonda şikâyetçiye "Polis olduğunu teyit etmem lazım" demesi üzerine şikâyetçinin sanığa Manavgat Cumhuriyet Karakolu'nu aradığı takdirde telefona kendisinin çıkacağını ve bu suretle polis olduğunu teyit edebileceğinin belirttiği, buna karşın sanığın karakolu aramadığı, sanığı tekrar arayan şikâyetçiye karşı sanığın bu sefer "Benim tanıdığım polisler var, onlara sordum, polis bu şekilde arayıp adres istemez dediler, bu sebeple aramadım." dediği, şikâyetçinin kendisine tahkikat evrakında bulunan kimlik bilgilerini okuduğu ve Cumhuriyet savcısının talimatı ile adresini sorduğunu söylediği ancak sanığın "Sen kim oluyorsun da bana adres soruyorsun, şerefsiz hayvan herif, benim tanıdığım polisler var, sen bana adres soramazsın, sen adını soyadını ver, Manavgat'a gelince seninle görüşeceğim." diyerek şikâyetçiye tehdit ve hakarette bulunduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçuna Yönelik
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçuna Yönelik
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
i. Sanığın temyiz dilekçesinde, davaya konu telefon görüşmesinde karşı tarafa hakaret ettiğini kabul etmesi de dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği hususunun şikâyetçi beyanları ve bu beyanları doğrulayan bilgi sahibi anlatımları doğrultusunda sübut bulduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
ii. Şikâyetçinin, sanığın gerektiği takdirde bilinmeyen numaralar servisinden karakolun telefon numarasını alıp polis olduğunu teyit etmek amacıyla arayabileceğine ilişkin uyarıda bulunmasına rağmen sanığın bunu yapmayarak hakarette bulunması nedeniyle sanığın hataya düştüğüne ilişkin şartların oluşmadığına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Sebepler Yönünden
i. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlenirken tercih edilen seçimlik cezanın türü belirtilmeksizin sanığın "90 gün cezası ile cezalandırılmasına" karar verilmesi,
ii. Sanık hakkında neticeten tayin edilen 304 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20.00 TL karşılığı belirlenmesi sırasında hesap hatası yapılarak ceza "6080 TL" yerine ''7080 TL" adli para cezası olarak fazla belirlenmesi,
iii. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!