4. Ceza Dairesi 2021/27916 E. , 2024/6042 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/633 E. , 2016/402 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
24.12.2015 havale tarihli dilekçede ve 31.05.2016 tarihli duruşmada sanığın cezalandırılmasını talep eden mağdur ... vekiline davaya katılmak isteyip istemedikleri sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 238 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılmış ise de; temyiz dilekçesinin katılma istemi niteliğinde olduğu değerlendirilerek, 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince suçtan zarar gören ...’nin davaya katılan, vekilinin de katılan vekili sıfatıyla kabulüne karar verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında; hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası delaleti ile 43 üncü maddesi,129 uncu, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5.060,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın isteğinin özetle; hükmün temyiz edilmesinden ibaret olduğu belirlenmiştir.
2.Katılan vekilinin temyiz isteğinin özetle; katılanın sanığa söylediği kabul edilen sözlerin Yargıtay'ın yerleşik uygulaması doğrultusunda hakaret sayılmadığına, katılanın sanığa hakaret ettiği iddiasının sanık savunmasından ibaret olduğuna, takdiri indirim uygulanmasının yerinde olmadığına, cezanın üst hadden belirlenmesi gerektiğine bu ve resen tespit olunacak sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, sağlık kurulu raporu almak için yapılan muayene işlemi bitiminde kurul tarafından değerlendirme yapılabilmesi için dışarıya çıkmasının istenmesi üzerine kurul görevlilerine hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın savunması, katılan, şikayetçi ve mağdur anlatımları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek kurul başkanının sanığa terbiyesiz demesi üzerine sanığın, kurula hitaben hakaret suçunu işlediğinin kabulüyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel Mahkemece; temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası olarak gösterilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi olarak belirtilmiş ise de; ceza miktarının 125 inci maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre belirlendiği anlaşılmakla tebliğnamedeki düzeltilerek onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
Katılanlar, mağdur ve şikayetçilerin aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, cezanın alt sınırdan belirlenmesine ilişkin kanaatin yerinde olduğu anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
1-Katılanın sanığa söylediği kabul edilen "Terbiyesiz " sözünün hakaret niteliğinde olmadığı, kaba söz ve nezaket dışı hitap tarzında olduğu ayrıca sanığın katılanın kendisine hakaret ettiğine dair savunmasının tarafsız tanık beyanları ile doğrulanmadığı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesindeki şartların oluşmadığının gözetilmemesi,
2-17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına karşı sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!