4. Ceza Dairesi 2021/27897 E. , 2024/4349 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/113 E., 2016/622 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar hakkında,
1. Mağdur ... K. ve şikâyetçiler ... A., ... ... Ü., ... B.'ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 43 üncü, 53 üncü, maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında hükmedilen hapis cezasının aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
2. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43 üncü, 53 üncü maddeleri ayrı ayrı 1 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında hükmedilen hapis cezasının aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri; sübuta, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, lehe Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanıkların alkollü bir şekilde bağırarak çevreye rahatsızlık vermeleri üzerine şikâyetçi Memet ... Ü.'nün sanıkları uyarmaları üzerine sanıkların mağdur ... K. ve şikayetçiler ... B., ... A., ... Ü.'ye " A... koduğumun adamları ne yapıp yapmayacağımızı size mi soracağız' demek suretiyle hakaret ettikleri, daha sonra olay yerine gelen görevli polis memuru olan şikayetçiler ... D., ... ... Ş., ... A., ... B., ... Ö., ... A. ve ... Ö.'ye hitaben "Siz kimsiniz ulan kimseyi tanımayız, bizi kimse buradan alamaz, devletseniz gelin alın hepinizin a.... koyayım, erkekseniz gelin alın ulan sizin devletinizin a... koyayım, ulan a.ççç koduklarım, beni alacak adamın anasını s...rim, bundan bu b... olmaz, bunlar adam mı.'' demek suretiyle kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret ettikleri Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıkların savunmaları, katılanın, mağdurun ve şikâyetçilerin beyanları, tanıkların anlatımları, ihbar, olay tutanakları ve tüm dosya kapsamından; araştırılmasını gerektiren başka bir husus bulunmadığı, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, lehe Kanun hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair kanaat ve gerekçenin yerinde olduğu anlaşılmakla, sanıkların temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B.Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 11.06.2013, 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci cümlesine göre artırılacağı öngörülmüştür.
Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda; sanıkların hakaret eylemlerini aynı olay bütünlüğü, aynı kasıt altında, kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle, birden fazla şikâyetçiye karşı gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında belirlenecek temel cezaların 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan iki kez cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2. Sanık ...'a ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
3. Mağdur ... K.'nin yargılama aşamasında talimatla alınan ifadesinde olay nedeniyle şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, sanıkların üzerlerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen hakaret suçunun şikâyete tabi olması ve sanıkların da şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmiş olmaları nedeniyle mağdur ... K.'ye yönelik hakaret suçu yönünden kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Kabule göre de;
a. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca belirlenen hapis cezalarından 43 üncü madde uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldığı sırada sonuç hapis cezalarının ''4 ay 11 gün'' yerine ''4 ay 6 gün'' olarak eksik belirlenmesi,
b. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca belirlenen hapis cezalarından 43 üncü madde uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldığı sırada sonuç hapis cezasının ''1 yıl 5 ay 15 gün'' yerine '' 1 yıl 3 ay 15 gün'' olarak eksik belirlenmesi,
d. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin ''5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaleti uyarınca birinci fıkrası'' yerine ''5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası'' şeklinde belirtilmesi,
Nedenleriyle, kararda hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!