WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/27512 E.  ,  2024/6076 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/556 E., 2016/626 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece,
1. Sanıklar ... ve ... hakkında,
a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay,
b. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün,
2. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün,
Hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... 15.06.2016, sanık ... 13.06.2016 ve sanık ... müdafii 18.07.2016
tarihli temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplerle hükümlerin bozulması talebinde bulunmuşlardır.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, trafik kazası üzerine işlem yapmakta olan polis memurlarına yönelik birden fazla kişiyle birlikte görevi yaptırmamak için direnme, olay yerinden geçmekte olan ve polislere yönelik eylemleri nedeniyle kendilerine müdahalede bulunan şikâyetçiler ... D. ve ...'ye yönelik tehdit, yine sanık ...'ın polis memuru olan şikâyetçilere yönelik hakaret suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümler yönünden,
a. 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, Yerel Mahkemece sanık ...'in "Bu araç benim ekmek teknem size vermem" diyerek işlem yapılacak aracı olay yerinden uzaklaştırması şeklindeki eyleminin direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, Kanuni olmayan gerekçeyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi ve sanık ... hakkında aynı maddenin üçüncü fıkrasının uygulanması,
b. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden orantılılık ilkesine aykırı olarak sanıklar hakkındaki temel cezaların alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak belirlenmesi,
c. Uygulamaya göre sonuç hapis cezalarının "1 yıl 18 ay" yerine "2 yıl 6 ay" olarak fazla tayin edilmesi,
2. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin ..., şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, ..., şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü, sanık ...'ın söylediği ve Mahkemece hakaret olduğu kabul edilen sözün, şikâyetçinin ..., şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ifade niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,
3. Hakaret suçu bakımından kabule göre; 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de dikkate alınarak, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir şekilde cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan, orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının tercih edilmesi,
4. Tehdit suçu bakımından; Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, somut olayda, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca açılan kamu davalarının mağdurlarının ... D. ve ... olduğu, aynı Kanun'un 265 inci maddesi ve 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davalarının mağdurlarının ise farklı olması nedeniyle anılan Kanun hükümleri ile değişik 5271 sayılı 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının artık uygulama alanı bulmayacağı ve suç tarihinde sanıkların, mağdurlar ... D. ve ...'ye yönelik 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; uzlaştırma işlemi yapılması ve anılan Kanun'un 35 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi gereğince sanıkların hukuki durumları hakkında yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar ve sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.