4. Ceza Dairesi 2021/27062 E. , 2024/5470 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/358 E., 2016/306 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma
Sanıklar ve katılan sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, temyizin kapsamında sanık ... hakkında hakaret ve kasten yaralama suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile;
1.Sanıklar hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığı kararı,
2.Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'na yönelik ayrı ayrı tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca iki kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına verilen cezaların ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
3.Sanık ... hakkında;
a. Katılan ...'a yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına verilen cezaların ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
b.Katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına verilen cezaların ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... hakkında tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığına, delillerin doğru değerlendirilmediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın katılan ...'a karşı bir eylemi olmadığına, kasten yaralama suçunu meşru savunma amacıyla işlediğine, tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığına, sözlerin tehdit niteliğinde olmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY OLGULAR
Sanık ... ve katılan sanık ...'ın suç tarihinde resmi nikahlı evli oldukları, sanık ...'nun da sanık ...'nun kız kardeşi olduğu, olay günü taraflar arasında sanık ...'in kalmış olduğu lojmanda tartışma yaşandığı, tartışma sırasında Necmettin'in ...'e hitaben "Sinkaf ol git buradan, seni işinden edeceğim." diyerek tehdit ve hakaret ettiği ve eliyle ...'in kafasına vurduğu, Nurşen'in ...'e hitaben "Sinkaf ol git buradan ..." diyerek hakaret ettiği, ...'in Necmettin ve Nurşen'e hitaben "... görüşeceğiz" diyerek tehdit ettiği, olay nedeniyle Necmettin ve Nurşen'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıkları iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece tüm dosya kapsamına göre sanıkların karşılıklı olarak hakaret ettikleri kabul edilerek ceza verilmesine yer olmadığı, sanık ...'nun tehdit ve kasten yaralama, sanık ...'ın ise tehdit suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ...'nun 09.02.2016, sanık ...'nun ise 11.12.2015 tarihli savunmaları olduğu ve bu tarihlerden itibaren, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama ve Tehdit, Sanık ... Hakkında ise Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstekleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları, sanık ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığına ilişkin adli raporları karşısında, sanık ...'nun boşandığı eşi katılan sanık ...'ı tehdit edip, kasten yaraladığı, sanık ...'ın ise katılanlar ... ve ...'nu tehdit ettiğinden bahisle haklarında mahkumiyet kararları verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
a.Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Tehdit suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için tehdidin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek tehdit içeren sözler söylenmiş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanık ... 'ın çocuğunu görmek istemesi nedeniyle çıkan tartışmada önce eski eşi olan katılan ... sonrasında ise eşinin kardeşi katılan ...'na tehditte bulunması biçiminde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi nedeniyle, sanık ... hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi de uygulanarak bir kez cezalandırılması gerekirken, iki kez cezalandırılması hukuka aykırı görülmüştür.
b.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
c.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden sanıklar ... ve ... hakkında; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama ve Tehdit, Sanık ... Hakkında ise Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!