4. Ceza Dairesi 2021/26975 E. , 2024/4318 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/575 E. 2016/209 K.
SUÇ : İmar kirliğine neden olma
HÜKÜMLER : Beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Karar vermeye yer olmadığı, düzeltilerek onama, bozma
Şikayetçi ...'nün sanık ... hakkında temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği görülmüştür.
Şikâyetçi ...'nün imar kirliliğine neden olma suçunda, suçtan doğrudan zarar görmediği, bu nedenle davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... Müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Şikayetçi vekili Kanunî sürede temyiz isteminde bulunduktan sonra, 09.06.2016 tarihli dilekçe ile sanık ... hakkında temyiz isteminden vazgeçmiştir.
2.Şikayetçi vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin özetle; sanık hakkında eksik inceleme neticesinde usul ve yasaya aykırı olarak beraat kararı verildiği bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
3.Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sanık ... hakkında atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, ...'nün davaya katılma hakkı olmadığı, ...'nın yazıları ile imar kirliliğinin oluşmadığının belirtilmesine rağmen hatalı değerlendirme ile mahkumiyet kararı verildiği, suçun unsurlarının oluşmadığı bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III.OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanık ...'ın eyleminin imar kirliliğine neden olma suçu kapsamında kalmadığı, görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine ve görevi kötüye kullanmak suçu yönünden suç duyurusunda bulunulmasına, sanık ... hakkında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Şikayetçi Vekilinin Sanık ... hakkında kurulan Hükme İlişkin Temyiz Yönünden
Şikayetçi vekilinin kanunî sürede temyiz isteminde bulunduktan sonra 09.06.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiği belirlenmiştir.
B. Şikayetçi Vekilinin Sanık ... hakkında kurulan Hükme İlişkin Temyiz Yönünden
Şikâyetçi ...'nün imar kirliliğine neden olma suçunda, suçtan doğrudan zarar görmediği, bu nedenle davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
C.Sanık ... Müdafiinin Vekalet Ücretine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık müdafiinin aynı dosya kapsamında temsil ettiği sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olması nedeniyle sunulan avukatlık hizmeti bölünemeyeceğinden, sanık sıfatıyla vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmaması nedeniyle kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
D.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1.5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının ''3. fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır'' hükmü uyarınca, mücavir alanda anılan maddenin birinci fıkrasının uygulanamayacak olması ve Edirne İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün davaya konu yapının yapıldığı yerin belediye sınırı ve mücavir alan içerisinde kaldığının belirtilmesi karşısında, suça konu yapının belediye sınırları içinde kalıp kalmadığı veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra ve mücavir alanda kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı da gözetilerek, sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre;
a.Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olma suçu yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında,5237 sayılı Kanun'un 53/3 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluklarının kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağının gözetilmemesi nedenleri ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Şikayetçi Vekilinin Sanık ... hakkında kurulan Hükme İlişkin Temyiz Yönünden
Kanunî süresi içinde şikayetçi vekili tarafından öne sürüldükten sonra, şikayetçi vekilinin 09.06.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Şikayetçi Vekilinin Sanık ... hakkında kurulan Hükme İlişkin Temyiz Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C.Sanık ... Müdafiinin Vekalet Ücretine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebebinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
D.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!