WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/26532 E.  ,  2024/4304 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/358 E., 2016/607 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanık hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı içinde her zaman hüküm kurulabileceği anlaşılarak yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 18.04.2012 tarihli ve 2012/393 E., 2012/864 sayılı kararıyla sanık hakkında,
a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün,
b. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün,
Hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek, hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş,
2. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2014/789 Esas, 2015/101 sayılı kararıyla sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulmuş,
3. İhbar üzerine Yerel Mahkemece başlıkta bilgileri yer alan kararla hükümler aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 14.07.2016 tarihli temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplerle hükümlerin bozulması talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, bir başka suçtan dolayı hakkında yapılan adli işlemler esnasında temyiz dışı sanıkla beraber görevlileri tehdit edip, yaraladığı ve sinkaflı sözler söylediği, böylelikle üzerine atılı zincirleme şekilde birden fazla kişiyle birlikte görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık savunması, katılan, şikayetçi ve tanık anlatımları, olay tutanağı, adli raporlar, görevlendirme yazısı ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiğinin kabulü ile mahkumiyeti ve lehe olan Yasa Hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de dikkate alınarak, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir şekilde cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan, orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının tercih edilmesi,
Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.