4. Ceza Dairesi 2021/26246 E. , 2024/3722 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/460 E., 2016/272 K.
SUÇLAR : Hakaret, Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca, 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve üç yıl süreyle denetime tabi tutulmasına,
2. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, adı geçen Kanun'un 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine ve üç yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; dava konusu olayda atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin katılanı tehdit ettiğine dair herhangi bir beyan olmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde acil serviste çalışmakta olan katılan ile sanık arasında katılanın sanığa tıbbi müdahalede bulunmadığı gerekçesiyle tartışma çıktığı, katılanın sanığa elinde oluşan kesinin plastik cerrahi bölümünü ilgilendirdiğini söylemesi üzerine sanığın katılanı kovalamaya başladığı ve bu sırada da sinkaflı sözlerle birlikte "kel senin kafanı koparırım" diyerek üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile dinlenilen tanık T.M.'nin beyanlarının katılanın anlatımıyla uyumlu olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit görülmekle, mahkûmiyetine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Ancak;
a-6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olmaması karşısında, engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması.” şeklindeki, yerinde olmayan gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 231'inci maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
b-Temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesine karşın, yeterli gerekçe gösterilmeden ertelemeye ilişkin denetim süresinin üst sınırdan tayin edilmesi suretiyle çelişkiye yol açılması,
hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!