4. Ceza Dairesi 2021/25550 E. , 2024/3424 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/105 E., 2016/433 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun'un 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetim süresi belirlenmesine,
2.Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, adı geçen Kanun'un 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçları işlemediğine, sanık aleyhine olan şikayetçi beyanı dışında delil olmadığına, sanığın oyalanıp muayene edilmemesi nedeniyle tepki niteliğinde sözler sarf ettiğine, haksız tahrik hususunun değerlendirilmediğine, kararın bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın Üsküdar GATA Haydarpaşa Askeri Hastanesinde Tabip Üsteğmen Askeri Doktor olarak görev yaptığı, olay günü sanığın Ortopedi Polikliniğinde muayene olmak için GATA Haydarpaşa Askeri Hastanesine geldiği ve ortopedi servisinde muayene odasında hasta muayene eden katılanın odasına girdiği ve muayene olmak istediğini söylediği, katılanın "Sevk kağıdın var mı, kayıt yapan arkadaş sevk kağıdını incelesin" dediği, sanığın "Bir haftadır muayene olmak için geliyorum, ama olamıyorum." dediği, katılanın "Dışarı çıkın." dediği, sinirlenen sanığın "Doktor değilmisiniz bakmıyorsunuz, dışarıda görürsem belanı sinkaf edeceğim." diyerek hakaret ettiği ve muayene odasından çıktığı, bir süre sonra tekrar katılanın muayene odasına girdiği ve "Ben diğer doktora gittim beni buraya gönderdi, beni muayene edecekmisin." dediği, katılanın sevk kağıdını aldığı ve incelediği bunun üzerine sanığın "Ne yapacaksın beni mi şikayet edeceksin." dediği ve sanığın katılanın kafasına kafasıyla vurduğu, kafasına yumruk attığı, tekme atarak katılanı darp ettiği ayrıca sanığın muayene odasından çıkarken de katılana "O... çocuğu, p.." diyerek hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece katılan beyanı, adli rapor, sanık savunması ve tutanaklara göre sanığın her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanın iddiasını aşamalarda tekrarlaması, kamu görevlisi olan katılanın sanığa iftira atmasını gerektirecek nitelikte bir husumetin dosyaya yansımamış olması, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığına ilişkin adli raporu ve sanığın aşamalarda açık ikrarda bulunması karşısında, sanığın katılana hakaret edip, yumruk ve tekme atmak suretiyle yaraladığından bahisle hakkında mahkumiyet kararları verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın olay günü uzun süre muayene edilmemesi nedeniyle tahrik altında kaldığına ilişkin savunmasının, bu hususun katılandan kaynaklandığına ilişkin dosyada delil bulunmaması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteğinin bu yönden reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Hakaret ve kasten yaralama suçlarının seçenekli ceza içermesi karşısında, hangi hukuksal gerekçelerle hapis cezasının tercih edildiğinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!