4. Ceza Dairesi 2021/24503 E. , 2024/3956 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/147 E. , 2016/330 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespitedilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında; hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 3 ay hapis cezası ile, kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının Kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına, hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; dosyanın yeniden incelenerek lehine olan hükümlerin uygulanmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, cezaevinde başka bir hükümlü ile yaşadığı tartışmayı ayırmak için araya giren katılana sinkaflı sözlerle hakaret ettiği ve yumruk atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığından bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımı ve bu anlatımı ile uyumlu adli muayene raporu,tanıklar G.A. ve M.A'nın katılanı destekler beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür hükümlerinin uygulandığı sabıkası tekerrüre esas alınmayarak 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması olanağı ortadan kalkmış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususun bozma nedeni yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
1.Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, kovuşturma aşamasında dinlenilen tanık A.K.'nin sanığın hakaret sözlerini hatırlamadığını belirtmesi, soruşturma aşamasında anlatımına başvurulan tanık R.U.'nun sanığın "Sen niye araya giriyorsun" diyerek yumruk attığını söylemesi ancak hakaret sözlerine ilişkin bir ifadesinin olmaması, mahkemece beyanları hükme esas alınan ancak kovuşturma aşamasında dinlenilmeyen tanıklar G.A ve M.A.'nın ceza infaz kurumu müdürlüğü'nün disiplin soruşturması sırasında verdikleri beyanlarda sanığın hakaret sözlerine ilişkin anlatımda bulunmamaları, Cumhuriyet Savcısı huzurundaki ifadelerinde ise sözleri bizzat duyduklarını belirtmeleri karşısında; tanıklar G.A. ve M.A.'nın mahkemece dinlenilerek beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği gözetilmeksizin ve taraflar ile tanıkların hangilerinin beyanlarına ne suretle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmaksızın yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hakaret suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabule göre; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "basit yargılama usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle,
Karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!