4. Ceza Dairesi 2021/23963 E. , 2024/4585 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/661 E., 2016/511 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası, hakaret suçundan ise aynı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise aynı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tüm mahkumiyetler yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü ve 58 nci maddesi uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteminin özetle; atılı suçları işlemediğine, tanıklarının dinlenmediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ve sabıkasındaki ilamların zamanaşımına uğradığına,
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin özetle; 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde düzenlenen suçun mağdurunun kamu olması nedeniyle aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının hatalı olduğuna yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Trafikte süratli ve makas atarak araç kullanan ve şikâyetçi polis memurlarınca kendisine yapılan dur ihtarına uymayarak seyrine devam eden sanığın, araç durdurularak inmesi söylendiğinde agresif davranışlar sergileyip, ekip otosuna bindirilmesinden sonra polis memuru ... 'ya kafa atmak, aracı kullanan diğer polis memuru ...'ye ise yumrukla vurmaya teşebbüs etmek ve her iki polis memuruna hakaret sözleri söylemek suretiyle üzerine atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki bozma sebepleri dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. Hakaret suçundan temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince belirlenmemesi,
2. Sanığın aşamalardaki, polis memuru tarafından kafasına silah dayandığına, darp edildiğine, dayak yemesinin etkisiyle polislere küfür ettiğine yönelik savunmalarının, olay anında sanıkla aynı araçta bulunan tanık A.A.'nın beyanları ve sanık hakkında düzenlenen adli rapor içeriği ile desteklenmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sonucuna göre hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçları yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3. 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla "Seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz" hükmünün suç tarihinden sonra ek cümle ile 08.07.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile birlikte hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını da işlediği ancak seri muhakeme usulünün bu kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması halinde uygulanamayacağına ilişkin hükmün suç tarihinden sonra düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı iptal kararı karşısında; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!