WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/23406 E.  ,  2024/4530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/92 E., 2016/363 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Anayasanın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve aynı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ilee şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, yokluğunda verilen kararda, sanığın cezaevinde hükümlü olarak bulunması sebebiyle, temyiz dilekçesini cezaevi idaresi aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi ve cezaevinde bulunan sanığa yapılan tebligat sırasında, 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde, gerekçeli kararın tebliğine ilişkin bu işlemin, anılan Kanun maddesine uygun yapılmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararıyla sanığın, hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 ile 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Tebliğname'de, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, öncesinde rüşvet suçlamasıyla infaz koruma memurlarını şikayet etmesi nedeniyle kendisine iftira atıldığı ile kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Savcı talimatıyla hakkında rapor düzenlenmesi için hastaneye götürülmek istenen hükümlü sanığın buna karşı çıkıp, yumruğunu kaldırarak infaz koruma memurlarına vurmaya çalıştığı, onlara yönelik "Adam mısınız lan şerefsizler, ben sizi daha çok küfür ederdim ama size küfürlerimi sonraya bıraktım, hastaneye gitmek istemiyorum, bırakın lan beni şerefsizler, elim kolum bağlı size bir şey yapamıyorum ama çıktığım zaman sizinle görüşeceğim." biçimindeki tehdit ve hakaret içerikli sözler söylediği iddiasıyla hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada Mahkeme, tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1.Katılan infaz koruma memurlarının beyanları, bu beyanların olay tutanağı ile uyumlu olması, ceza infaz kurumu tarafından yürütülen disiplin soruşturmasına dair belgeler, adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, infaz koruma memurlarına yönelik sarf ettiği hakaret ve tehdit içerikli sözleri ve elini yumruk yaparak infaz koruma memurlarının üzerine gitme biçimindeki eylemiyle atılı suçları işlediği anlaşılmakla, bu suçlardan cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, yerinde görülmeyen temyiz istemine de itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
İkinci kez mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca çektirilmesine karar verilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.